Elimi şöyle şakağıma koyunca Ah babam babam babam Yalınayaklığım şıp diye gelip konuyor burnumun ucuna Demek ki,diyorum,ben yalınayak büyüdüm Vay benim yalınayak çocukluğum vay! Vay benim çocuk yalınayaklığım vay! Ben sizi ne çok severim. Peki ama nere gitmiş onca kundura? Ya onca kunduracı? Vay çakallar vay!
Dur bakalım ne demiş buna sakallı
Yalınayak büyüdüm de bal kaymak içinde yüzmedim ya Ah babam babam babam Kocaman dişlerimle kemirdim avuçlarını adamcağızın Demek ki et süt yumurta balık tereyağ vitamin Peki ama kim yemiş bitirmiş bütün bunları Nere gitmiş onca koyun onca tavuk onca arı? Vay çakallar vay!
Dur bakalım ne demiş buna sakallı
E canım biz böyle al bebek gül bebek tik de yani Bizim takım çok mu ezildi yani Onlar da maşallah şehzadeler gibi serpilip geliştiler yani
Şimdi herbiri bir makam kaptı maşallah Kimi hamalbaşı oldu kimi onbaşı Bekçibaşı çöpçübaşı soğanbaşı olanlarda var Kimi kıkırdadı açlıktan kimi delirdi Terk_i diyar u yar u ağyar eyleyenlerde çok Ve hepsi kendi alınteriyle
Neyse geçelim bunları....çünkü biz cemalistler...
Kuşları seviyordum,bir de otları bulutları itleri İpeklileri,birde bahar akşamları çiçek kokulu yelleri Daha da birsürü sevdiğim vardı ama arkası kerem ile aslı
Çocuktum ufacıktım-top oynadım acıktım Buldum yolda bir karanfil Karanfil kadın demekmiş-vay anasını! O günden sonra yatağımda hergece bir karanfil Hem de ne karanfil Ah babam babam babam Vur kendini sulara çepellere ismail İn kavaktan çık cevize ismail Neyse geçelim bunları....demem o değil....
Allahtan devletten ve onların yakınlarından dehşetli korkuyordum Allahbaba devletbaba şambaba tosbağa kurbağa derken efendim Komşunun kızını da mutlak sevmem gerektiğini sanıyordum
Ah babam babam babam Elimi şöyle şakağıma koyunca Bayram törenleri gibi bando davul gelip geçiyor Gözlerimin önünden o mutlu çocukluğum Daha dün annemizin Nan nan nan nan nan nan nay Kollarında yaşarken Nan nan nan nan nan nan nay Bugün okullu olduk Bugün okullu olduk Nan nan nan nan nan nan nay Sınıfları doldurduk Sınıfları doldurduk Nan nan nan nan nan nan nay Sınıfları doldurduk Nan nan nan nan nan nan nay Doldurduk sınıfları Sınıflar doldu doldu doldu Sınıflar doldu taştı Ve biz dışarda kaldık Nan nan nan nan nan nan nay Dışarda düğün bayram Dışarda cadde bostan Dışarda it taşağı Dışarsı günlük güneşlik açıkhava dersi yaptık bütün yıl Ateşi gökten çaldık Ateşi gökten çaldık Nan nan nan nan nan nan nay Ateşi gökten çaldık
Dur bakalım ne demiş buna sakallı
Neyse geçelim bunları....çünkü biz cemalistler...
Kuşları seviyordum,bir de otları bulutları itleri İpeklileri,birde bahar akşamları çiçek kokulu yelleri amma
Açlığı ve işsizliğide Ah babam babam babam Kuş gibi ot gibi bulut gibi yağmur gibi kar gibi yani
Allahın emri sanıyordum Yağmur yağınca ıslanıyordum Dayak yiyince uslanıyordum Bayram gelince süsleniyordum Demek Ne demek yani? İşte o gibi
Vay benim yalınayak çocukluğum vay! Vay benim çocuk yalınayaklığım vay! Ben sizi ne çok severim.
Oysa işsizlikten ve birde yoksulluktan başka hiçbir suçu ve de geçim kaynağı yoktu babamın Hersabah yol kesmeye gider gibi çıkardı evden babam Ah babam babam babam Hersabah öldürmeğe gider gibi çıkardı evden babam Ah babam babam babam Hersabah kurtulmaya gider gibi çıkardı evden Ah babam babam babam
Ve herakşam bir çıkın açlık bir çıkın borç bir çıkın sinir bir çıkın sopa anama bir çıkın sopa bize bir çıkın sopada bizzat kendisine alıp gelirdi eve Ah babam babam babam Ve biz artık inanmıştık ki Sopa mevlettir Mevlet sopa Çünkü böyle diyordu şevket Mevleeeeet,diyordu,hımmmmmm Yani mükümetin mevlet Mevletinde şevket olduğunu açıkça uyduruyordu hayret!
Biz çok eski artmutlardık,bereket Ne anlardık ayının iyisinden? Ve bütün bunlar
Meşrutiyetten önce mutlakıyette oluyordu allah kahretsin
Kaldırıp bakmıyor muyum tabanımın altına Öfkeden kan sıçrıyor taa alnımın çatına Yatağımda hergece ebruli bir karanfil Ve hersabah dilimde şevket Ah babam babam babam
Aradan yıllar geçti,aziz omuzbaşlarım Köprüler yaptırdık gelip geçmeye Çeşmeler yaptırdık sular içmeye Arkası fasl-ı bahar Yani işler kök üstün kök Bıyıklarım oldumu sana arslan yelesi Yumruklarım oldu mu sana hayber kalesi Başım dersen erciyes tepesi Düşün Düşün Düşün Düşünüyorum: Yumurtayı öyle mi koysam durur tepeüstü tabakta Yumurtayı böyle mi koysam durur tepeüstü tabakta Yumurtayı şöyle mi koysam durur tepeüstü tabakta Yumurtayı nasıl koysam durur tepeüstü tabakta öyle mi koysam böyle mi? böyle mi koysam şöyle mi? şöyle mi koysam böyle mi? böyle mi koysam şöyle mi?
öyle mi böyle mi?
böyle mi şöyle mi?
öyle mi böyle mi derken efendim civciv tık diyor kapıya keçileri kaçırıyorum
dur bakalım ne demiş buna sakallı
neyse geçelim bunları..çünkü biz....
aradan yıllar geçti,aziz omuzbaşlarım zaman değişti eh artık inanıyorum o dediğine,ulen nasıl inanmam es töbe töbe öbür dediğine de,ulen nasıl inanmam,tüh tüh tüh ağaya beye beyefendiye tefeciye aracıya işbirlikçiye düzene düzenin üstündekine düzene düzenin altındakine gözcüsüne sözcüsüne kulakçısına ulen nasıl inanmam,es töbe töbe
bitine piresine ambarda faresine su başında teresine ucuz ucuz nanesine yoksulluğa toksuluğa ve de çoksulluğa zeval vermesin,amin amin amin ki “bir gelir insan cihane,durma çek! ”
küp üstüne küp dizildi bu şiir böyle yazıldı üstucu dinlesin bizi borunun altucu dinlemesin
gurbette büyüyen oğlan gibi birgün çıkıp geliriz bizi de öldü bellemesin hiç kimse anama bacıma selam ederim, bir de babama ah babam babam babam kardeşlerime selam aleykümselam
Hasan Hüseyin Korkmazgil HASAN HÜSEYİN KORKMAZGİL Hasan Hüseyin Korkmazgil
Ayazda Kabakçekirdeği Yaşayıp yaşlanmadan ölmek bu zübükler arenasında zimmette bir de bayram yani bayram yani kucaklaşalım gözlerine baktıkça silahlar sarkıyor balkonlarımdan gel ben seni bir öpeyim şu bütün çıplaklığımla bu sokaklar beni böyle yampiri yengeç salapurya bir sabah sürerler ki kapına için çekerse kullan ah benim sürü yanım çocuk gönlüm körolası kör gözlerim ah bir şişe rakı patlatmışım dilekçemin altına ben sana kardeş diyorum sen hep hitlerini kullanıyorsun bilirim mor gecelerini rasputin şamdanları bu çelenk senin için yalnız senin için bu kanlı bebek ola ki mermer konuşa inciler oynaşa tabaklarında hep sonbahar olunuyor unutulmuş istasyonlarda hep yorgun günaydınlar nedense hep hacıderviş artık sevişmekte kesik- ya biz nasıl buluruz ellerimizi uy allah uy koca allah kürk verip don vermeyen allah oysa ben it de değilim ekmek fırınlarında bile değil ölüsü kokmuş korkuluğun ben hala uyruk kuyruk ulaan nasılda harcıyorlar adamın tekesini toplum kahretsin topunu bu rezil sivrikülahlılar tespihli devrimböceği geri geri tümdengelim ne yalanlar gelip geçti bu güneşin önünden hey ayılar inlerine kuşlar yuvalarına ya ben hangi yıldıza hey bit öldü bitsiz kaldı bereketli yoksulluğumuz bir porsiyon demokrasi nevyorkun çarşısından oturmuş bitlis dağına oruç tutar bizimki alicengiz fabrikası guguklu berberaynası diyalektik yangeldizm rasyonal ebegümeci ben gayri türkü söylüyorum tepelenmiş gecelerimde yıldızlardan söylüyorum pireli bahar güneşlerinden bir de kız seviyorum sesimin en yanık ortasında sosyal adalet için sokaklara seriliyorum
bir gül uzat sen benim incinmiş yerlerime alevlerden ve hançerden geçirip bir gül uzat sevincimden çalayım kendimi yerden yere --- pusatım yok, günüm merhem istiyor korunaksız kaldım ben bu ...
15.09.2023 - 06:06
Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın
09.12.2017 - 16:31
Elimi şöyle şakağıma koyunca
Ah babam babam babam
Yalınayaklığım şıp diye gelip konuyor burnumun ucuna
Demek ki,diyorum,ben yalınayak büyüdüm
Vay benim yalınayak çocukluğum vay!
Vay benim çocuk yalınayaklığım vay!
Ben sizi ne çok severim.
Peki ama nere gitmiş onca kundura?
Ya onca kunduracı?
Vay çakallar vay!
Dur bakalım ne demiş buna sakallı
Yalınayak büyüdüm de bal kaymak içinde yüzmedim ya
Ah babam babam babam
Kocaman dişlerimle kemirdim avuçlarını adamcağızın
Demek ki et süt yumurta balık tereyağ vitamin
Peki ama kim yemiş bitirmiş bütün bunları
Nere gitmiş onca koyun onca tavuk onca arı?
Vay çakallar vay!
Dur bakalım ne demiş buna sakallı
E canım biz böyle al bebek gül bebek tik de yani
Bizim takım çok mu ezildi yani
Onlar da maşallah şehzadeler gibi serpilip geliştiler yani
Şimdi herbiri bir makam kaptı maşallah
Kimi hamalbaşı oldu kimi onbaşı
Bekçibaşı çöpçübaşı soğanbaşı olanlarda var
Kimi kıkırdadı açlıktan kimi delirdi
Terk_i diyar u yar u ağyar eyleyenlerde çok
Ve hepsi kendi alınteriyle
Neyse geçelim bunları....çünkü biz cemalistler...
Kuşları seviyordum,bir de otları bulutları itleri
İpeklileri,birde bahar akşamları çiçek kokulu yelleri
Daha da birsürü sevdiğim vardı ama arkası kerem ile aslı
Çocuktum ufacıktım-top oynadım acıktım
Buldum yolda bir karanfil
Karanfil kadın demekmiş-vay anasını!
O günden sonra yatağımda hergece bir karanfil
Hem de ne karanfil
Ah babam babam babam
Vur kendini sulara çepellere ismail
İn kavaktan çık cevize ismail
Neyse geçelim bunları....demem o değil....
Allahtan devletten ve onların yakınlarından dehşetli korkuyordum
Allahbaba devletbaba şambaba tosbağa kurbağa derken efendim
Komşunun kızını da mutlak sevmem gerektiğini sanıyordum
Ah babam babam babam
Elimi şöyle şakağıma koyunca
Bayram törenleri gibi bando davul gelip geçiyor
Gözlerimin önünden o mutlu çocukluğum
Daha dün annemizin
Nan nan nan nan nan nan nay
Kollarında yaşarken
Nan nan nan nan nan nan nay
Bugün okullu olduk
Bugün okullu olduk
Nan nan nan nan nan nan nay
Sınıfları doldurduk
Sınıfları doldurduk
Nan nan nan nan nan nan nay
Sınıfları doldurduk
Nan nan nan nan nan nan nay
Doldurduk sınıfları
Sınıflar doldu doldu doldu
Sınıflar doldu taştı
Ve biz dışarda kaldık
Nan nan nan nan nan nan nay
Dışarda düğün bayram
Dışarda cadde bostan
Dışarda it taşağı
Dışarsı günlük güneşlik
açıkhava dersi yaptık bütün yıl
Ateşi gökten çaldık
Ateşi gökten çaldık
Nan nan nan nan nan nan nay
Ateşi gökten çaldık
Dur bakalım ne demiş buna sakallı
Neyse geçelim bunları....çünkü biz cemalistler...
Kuşları seviyordum,bir de otları bulutları itleri
İpeklileri,birde bahar akşamları çiçek kokulu yelleri amma
Açlığı ve işsizliğide
Ah babam babam babam
Kuş gibi ot gibi bulut gibi yağmur gibi kar gibi yani
Allahın emri sanıyordum
Yağmur yağınca ıslanıyordum
Dayak yiyince uslanıyordum
Bayram gelince süsleniyordum
Demek
Ne demek yani?
İşte o gibi
Vay benim yalınayak çocukluğum vay!
Vay benim çocuk yalınayaklığım vay!
Ben sizi ne çok severim.
Babamı benim
Alıp götürüp alıp getirip vurup yatırıp birşeyler yapıyorlardı
Katildi babam sözde,hırsızdı babam sözde,sarhoştu babam sözde
Dövmüştü babam sözde,sövmüştü babam sözde, yıkmıştı babam sözde
Ordular babam sözde, temeller babam sözde,düzenler babam sözde
Ah babam babam babam
Oysa işsizlikten ve birde yoksulluktan başka hiçbir suçu ve de geçim kaynağı yoktu babamın
Hersabah yol kesmeye gider gibi çıkardı evden babam
Ah babam babam babam
Hersabah öldürmeğe gider gibi çıkardı evden babam
Ah babam babam babam
Hersabah kurtulmaya gider gibi çıkardı evden
Ah babam babam babam
Ve herakşam bir çıkın açlık
bir çıkın borç
bir çıkın sinir
bir çıkın sopa anama
bir çıkın sopa bize
bir çıkın sopada bizzat kendisine
alıp gelirdi eve
Ah babam babam babam
Ve biz artık inanmıştık ki
Sopa mevlettir
Mevlet sopa
Çünkü böyle diyordu şevket
Mevleeeeet,diyordu,hımmmmmm
Yani mükümetin mevlet
Mevletinde şevket olduğunu açıkça uyduruyordu hayret!
Biz çok eski artmutlardık,bereket
Ne anlardık ayının iyisinden?
Ve bütün bunlar
Meşrutiyetten önce mutlakıyette oluyordu allah kahretsin
Kaldırıp bakmıyor muyum tabanımın altına
Öfkeden kan sıçrıyor taa alnımın çatına
Yatağımda hergece ebruli bir karanfil
Ve hersabah dilimde şevket
Ah babam babam babam
Aradan yıllar geçti,aziz omuzbaşlarım
Köprüler yaptırdık gelip geçmeye
Çeşmeler yaptırdık sular içmeye
Arkası fasl-ı bahar
Yani işler kök üstün kök
Bıyıklarım oldumu sana arslan yelesi
Yumruklarım oldu mu sana hayber kalesi
Başım dersen erciyes tepesi
Düşün
Düşün
Düşün
Düşünüyorum:
Yumurtayı öyle mi koysam durur tepeüstü tabakta
Yumurtayı böyle mi koysam durur tepeüstü tabakta
Yumurtayı şöyle mi koysam durur tepeüstü tabakta
Yumurtayı nasıl koysam durur tepeüstü tabakta
öyle mi koysam
böyle mi?
böyle mi koysam
şöyle mi?
şöyle mi koysam
böyle mi?
böyle mi koysam
şöyle mi?
öyle mi
böyle mi?
böyle mi
şöyle mi?
öyle mi böyle mi derken efendim
civciv tık diyor kapıya
keçileri kaçırıyorum
dur bakalım ne demiş buna sakallı
neyse geçelim bunları..çünkü biz....
aradan yıllar geçti,aziz omuzbaşlarım
zaman değişti
eh artık inanıyorum o dediğine,ulen nasıl inanmam es töbe töbe
öbür dediğine de,ulen nasıl inanmam,tüh tüh tüh
ağaya beye beyefendiye
tefeciye aracıya işbirlikçiye
düzene düzenin üstündekine
düzene düzenin altındakine
gözcüsüne sözcüsüne kulakçısına
ulen nasıl inanmam,es töbe töbe
bitine piresine
ambarda faresine
su başında teresine
ucuz ucuz nanesine
yoksulluğa toksuluğa
ve de çoksulluğa zeval vermesin,amin amin
amin ki “bir gelir insan cihane,durma çek! ”
küp üstüne küp dizildi
bu şiir böyle yazıldı
üstucu dinlesin bizi borunun
altucu dinlemesin
gurbette büyüyen oğlan gibi birgün çıkıp geliriz
bizi de öldü bellemesin hiç kimse
anama bacıma selam ederim, bir de babama
ah babam babam babam
kardeşlerime selam
aleykümselam
Hasan Hüseyin Korkmazgil HASAN HÜSEYİN KORKMAZGİL Hasan Hüseyin Korkmazgil
14.11.2017 - 04:36
Ayazda Kabakçekirdeği
Yaşayıp yaşlanmadan ölmek bu zübükler arenasında
zimmette bir de bayram yani bayram yani kucaklaşalım
gözlerine baktıkça silahlar sarkıyor balkonlarımdan
gel ben seni bir öpeyim şu bütün çıplaklığımla
bu sokaklar beni böyle yampiri yengeç salapurya
bir sabah sürerler ki kapına için çekerse kullan
ah benim sürü yanım çocuk gönlüm körolası kör gözlerim ah
bir şişe rakı patlatmışım dilekçemin altına
ben sana kardeş diyorum sen hep hitlerini kullanıyorsun
bilirim mor gecelerini rasputin şamdanları
bu çelenk senin için yalnız senin için bu kanlı bebek
ola ki mermer konuşa inciler oynaşa tabaklarında
hep sonbahar olunuyor unutulmuş istasyonlarda
hep yorgun günaydınlar nedense hep hacıderviş
artık sevişmekte kesik- ya biz nasıl buluruz ellerimizi
uy allah uy koca allah kürk verip don vermeyen allah
oysa ben it de değilim ekmek fırınlarında bile değil
ölüsü kokmuş korkuluğun ben hala uyruk kuyruk
ulaan nasılda harcıyorlar adamın tekesini
toplum kahretsin topunu bu rezil sivrikülahlılar
tespihli devrimböceği geri geri tümdengelim
ne yalanlar gelip geçti bu güneşin önünden hey
ayılar inlerine kuşlar yuvalarına ya ben hangi yıldıza hey
bit öldü bitsiz kaldı bereketli yoksulluğumuz
bir porsiyon demokrasi nevyorkun çarşısından
oturmuş bitlis dağına oruç tutar bizimki
alicengiz fabrikası guguklu berberaynası
diyalektik yangeldizm rasyonal ebegümeci
ben gayri türkü söylüyorum tepelenmiş gecelerimde
yıldızlardan söylüyorum pireli bahar güneşlerinden
bir de kız seviyorum sesimin en yanık ortasında
sosyal adalet için sokaklara seriliyorum
hasan hüseyin korkmazgil
Toplam 3 mesaj bulundu