Ahmet Ali Canbaz - Hakkında Yazdığı Tanıtım Y ...


Ahmet Ali Canbaz
Her insanın hayata gözlerini açtığı bir coğrafya, kaderinin şekillendiği bir dönüm noktası vardır.

Benim hikayem, 1962 yılında Çankırı’nın Orta ilçesine bağlı Kanlıca köyünde başladı. Ancak asıl serüvenim, 1976 yılında, henüz on dört yaşında bir çocukken adım attığım İstanbul Fatih’te, yani ilk gurbet yolculuğumla filizlendi.

O dönemlerin bambaşka bir ruhu vardı; komşuluk ilişkileri samimi, insani bağlar çıkarsız, yardımlaşma ve maneviyat ise dimdik ayaktaydı. Fatih Camii’nin o görkemli ve huzurlu gölgesindeki "İhtiyar Sokak’ta", adeta esen manevi havanın içinde kendimi ve ruhumu buldum.

Fatih, delisi bile bilge, insanı özel ve eli açık olan, buram buram maneviyat kokan bir dünyaydı. İşte benim çocukluk ve gençlik yıllarım, bu iklimde hem rızkımızın peşinde koşarak hem de ruhumuzu doyurarak geçti.

Kadıköy Moda’da esnaflık yaptığım dönemde, sohbetlerinden büyük feyz aldığım, vatan ve millet sevdalısı merhum Profesör Oktay Sinanoğlu Hocamızın, kaleme aldığım birkaç şiirimi okuduktan sonra sorduğu o can alıcı soru hayatımın seyrini değiştirdi: "Neden bunları yayınlamıyorsunuz?" İşte bu teşvikle birlikte aktif olarak yazmaya ve yayınlamaya başladım.

Hayat boyu bazen ağladık, bazen güldük; ama daima vatan, millet ve bayrak aşkıyla nefes aldık. Bu ulvi düşünce tarzı şiirlerime ve makalelerime de sirayet etti.

Dünyanın sessiz kaldığı acılara ses olmak adına yazdığım "Filistin Yok Oluyor, Suskun Dünya Utansın", canımızı yakan afetlerin ardından kaleme aldığım, bir çok eserlerimle çeşitli antolojilerde yer buldum hem de acıları paylaşmaya çalıştım.

Gönül dolusu selam ve hürmetlerimle...

(Kul Ahmed-i)
Ahmet Ali Canbaz