Özgürlük diye çıktık yola,
Rüzgârı saçlarımıza değil, ruhumuza değsin diye…
Ama unuttuk bazen,
Özgürlük, yönsüzlük değildir.
Bağımsızlık dedik,
Kendi göğümüzü kurmak istedik başımızın üstüne,
Ne var ki ilke olmayınca,
Gökyüzü bile dağılır insanın elinde.
İlkesizlik sızdı araya, sessiz bir çatlak gibi,
Ne doğru kaldı ne yanlış,
Her şey eğilip büküldü çıkarın terazisinde…
Ve düzen, usulca çekip gitti.
Düzensizlik büyüdü sonra,
Bir odanın dağınıklığı gibi değil,
Bir zihnin, bir toplumun, bir kalbin dağılması gibi…
Sesler çoğaldı ama anlam kayboldu.
Özgüvensizlik çöktü içimize,
Kendi adımlarımızdan şüphe eder olduk,
Aynaya bakınca tanımadık yüzümüzü,
Kendi kurduğumuz labirentte kaybolduk.
Kısır döngü başladı böylece,
Aynı hataları başka isimlerle yaşadık,
Her çıkış bir girişe dönüştü,
Her umut, kendi gölgesine yenildi.
Ve kaos…
Bir son değil aslında,
Bir aynadır çoğu zaman—
İçimizdeki düzensizliğin dışa vurmuş hali.
Ama işte tam orada,
Bir kıvılcım belirir karanlığın kıyısında:
Uyanış.
Uyanış;özgürlüğün yeniden
tanımıdır,
Bağımsızlığın ilkeyle yoğrulmuş hâli…
Düzenin zorla değil, bilinçle kurulduğu an.
Anlarız o vakit,
Özgürlük başıboşluk değil,
Bağımsızlık yalnızlık değil,
İlke; yolun pusulasıdır.
Ve döngü kırılır,
Kaos anlam bulur,
İnsan kendine döner,
Ama bu kez uyanmış olarak.
Kemal Tekir
Halkın sesi
Kayıt Tarihi : 27.04.2026 10:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!