Uyan Toprağın Çağırıyor Şiiri - Salim Diyap

Salim Diyap
290

ŞİİR


20

TAKİPÇİ

Uyan Toprağın Çağırıyor

Keldağı'nın omuzlarında eski bir rüzgâr dolaşıyor.
Deniz, bin yıllık uykusundan yeni uyanıyor.

Nar yine kızarıyor dallarında.
İncir, balını güneşe seriyor.
Üzüm, sabırla olgunlaştırıyor zamanı.

Değişen ne?

Kim aldı gözlerimizdeki ateşi?

Kim öğretti bize boyun eğmeyi?

Zeytin çekirdeğinden ekmek üreten eller,
şimdi kendi aydınlığını neden çıkaramıyor karanlıktan?

Toprak biliyor.

Taş biliyor.

Deniz biliyor.

Bu sessizlik bizim dilimiz değil.

Bu korku, miras kalmadı bize.

Bize kalan, tahta kapıları omuzlayan kalasın direnci,
yoksulluğu paylaşan ekmeğin
ve fırtınaya karşı dimdik duran zeytin ağaçlarının bilgisidir.

Ey aynı rüzgârın çocukları,

Kıyıya vuran her dalga adınızla sesleniyor.

Kalkın.

O küllenmiş anılarınızdan doğrulun

İnsan, unutarak, susarak ve
kendini başkasının aynasında arayarak kaybolur.

Oysa sizin yüzünüz,
Akdeniz'in tuzuyla yıkanmış, sesiniz, dağların yankısıyla büyümüştür.

Yürüyün.

Yol, adım atanların, türkü, söyleyenlerindir.

Gelecek, miskince bekleyenlerin değil;
onu omuzlayıp yürüyenlerindir.

Bir nar meyvesi gibi kırıldıkça çoğalın

Bir üzüm salkımı gibi birbirinize tutunun.

Bir zeytin ağacı gibi kök salıp, sert rüzgârlara karşı göğe uzanın.

Hiçbir dağ, kendine inanan bir halktan daha aşılmaz değildir.

Ve hiçbir karanlık, aynı umudu taşıyan
yüreğin ışığından daha uzun sürmez.

Salim Diyap
Kayıt Tarihi : 12.07.2026 13:17:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!