Sancı, şifâya burhândır, geçer
Ye'is, gönülde mihmândır, geçer
Kîse-i ömür devrândır, geçer
Kalmaz hiçbir şey Hüdâ'dan gayrı
İsyâna düşme, akl-ı sarîh ol
Huzur..
Endişe, korku, hüzün ile
sevgi, güven, mutluluk arasında bir his..
Huzur için yaşar insan,
yaşamış ve yapmış olmakla mutmain olmak. Her şeye rağmen anlamlı bir varoluş hissi...
Huzura varmak için kazanılması gereken bazı şeyler var. En önemlisi de paylaşmak.
Dedi: Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü tutuşan odlara kılmaz çâre su
Dedim: Kaşki kılsa çeşm i feryâd dil-i sâd-pâre su
Âteş-i sûzanla ma‘lûl kalbe kılmaz çâre su
Sessiz ve bîhaber geçiyorsun şehirlerden.
Yollarda ve şehirlerde yaşananan acı ve kederden habersiz olmanın
esrik suskunluğu.
Bilmemek insana umut vermiyor belki ama yeise de düşürmüyor. Kimi zaman mutluluklar inşa ediliyor bilinmezliğe.
Insan var olma mücâdelesinde yarınların ümitlerine sarılır. Ümitsiz kaldığı zamanlarda da geçmişine.
Refâkat eden bir anlamdan yoksun geçen zamanlar ne acıdır.
لَعَمرُكَ ما الدُنيا بِدارِ بَقاءِ
كَفاكَ بِدارِ المَوتِ دارَ فَناءِ
And olsun ömrüne, dünyanın yok bekâsı
Yeter sana bu yurdun hem ölüm hem fenâsı
فَلا تَعشَقِ الدُنيا أُخَيَّ فَإِنَّما
Garîb bir bülbül geldin, âvâre kaldın cân düştü
Âh ile yandı özün gönlüne hep hicrân düştü
Belây ı hecr ile coştu, ağladı arz u semâ
Câ-be-câ ıslandı sahra, an-be-an bârân düştü
Zulmet içre beklersin gelsin diye mâhın
Nice devrân döndü hani nerde sabâhın
Haber versin gam u şâd i felekten âhın
Duysun feryâdını vicdân-ı zülf-i siyâhın
وإذا سئمت من الوجود لبرهة
فاجعل من الواو الكئيبة سينا
Olmak kelâli çaldıysa kapını
Gamzede vâv'ından dön, "eğil" sîn'e
Isteridün sırr-ı hakikata olsan zi'ttila'
Kıldı Rahmân âlemi müsahhar, etmedin vefa
Artık lâyık mısın ol Rabb eyleye sana ihsan
Her ne denlü cefâ görsen oldu müstehakk sana
Hâletin mahzûn yas mı tutarsın
Bıktın dünyadan kan mı kusarsın
Sanma âlemde bir sen yanarsın
Takdîr i Hüdâdır yanmaya geldik
Cânını sıkıp âna darılma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!