Henüz yokluğunun dakikalarını sayarken
İçimi yaktı yokluğunun kor ateşi
Ben yine özledim kokunu,sıcacık bakışını
Güneşim ol demiştim de güneşi utandırdın
Şimdi güneş senin yanında ışıksız kaldı
Yalanım yok dardayım
Sensiz günlerim geçmiyor, zordayım
Sokaklar duvar olmuş, hapisteyim
Bugünde sensiz nefes alamıyorum
Yine şafak söküyor, uyanmış şehir
Be hey deli rüzgâr
Yoktur senden kabadayısı
Tepen attı mı?
Edersin önüne çıkanı yerle bir
Özgürsün olabildiğine
Bugün, dördüncü ayın, on dördü
Hala aklımda, aklıma soktuğun vaat
Çalıyor, vuslata kurduğum saat
Ne olur, gireyim kalbine, bitsin bu hasret
Yaşayamadım, deli sevdalar
Tut ki, deli sevdalardayım
Ne zaman unuttun sen o yeminleri?
Hangi rüzgar alıp götürdü o sözleri?
Gözümden akan yaş, bu son damlamdı
Sensiz geçen günler, sanki bir yalandı.
Şimdi hangi yabancı kolunda uyursun?
Söyle, benim gibi seven bulur musun?
Ah deli yüreklim,
Biliyor musun, elbette biliyorsun
Biraz deli, çokça uçuk olduğunu
Oysa ben sana ne çok imreniyorum
Keşke biraz deli,
Çokça uçuk olabilsem
Atatürk caddesinde kavgaların yenik adamı
Aklındaysa Elvedaların kadını
İşte tam öyle bir Denizli akşamı
İki yürek bir sevdayı büyütemedik ya
Pes diyorum, pes ediyorum
Bugünlerde başım dumanlı
Neden diye sormayın
Aklım başımda değil
Bir fırtına yaklaşmakta yavaş yavaş
Sığınacak limanım yok
Öylesine korunaksız öylesine çaresizim
I
Keşke düşünmeseydim, kör yaşasaydım,
Bir taş kadar sessiz, bir yaprak kadar hür.
Şimdi yüreğim yangın yeridir,
Fikirlerim kıvılcım, sözlerim kor.
I
Düşüncenin celladıyım - pişman değilim,
Beynimi dağlayan bu ateşe tapıyorum.
Hiçliğin karanlığına tükürüyorum,
Küllerimden doğan bir savaş makinesiyim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!