Yeni bir güne uyandım
umutlarım vardı
bahar ayında yeniden yeşermeye başlayan
ormanların içinde gökyüzünün mavisine boyandım
sağa döndüm, sola döndüm
hizaya geldim, sıraya girdim
Sen kimsin diye sorma.Ben her şeyim tarih serüveninde,Ademim yasak elmanın peşinde,
tufandan kurtulanım nuhun gemisinde,bir koçum ismailin minicik ellerinde,
asayım musanın yalnız yüreğinde,demirim dövülen davudi bir sesle,bir karıncayım şahların şahı süleymanın peşinde,isayım rahmani bir nefesle dünyaya gelen ve onun yerine çarmığa gerilen,asr-ı saadetten yeşeren bir çiçeğim günümüze yayılan kainatın efendisine tutkun.
Ben mezopotamyada kurak bir toprağım fıratı dicleyi bekleyen,Veyselin yüreğinde ki sevgiyim aşkla büyüyen,Leylinin dilindeki mecnunum çöllerde yürüyen,Ferhatım şirin için dağları delen,bir düş uğruna keremim aslının uğrunda ölen,antik bir şehirim çoğu kez yakılan yıkılan ve yeniden inşa edilen,ben bir semazenim Mevlana özleminde, yunusun taşıdığı odunum taptukun gözlerinde,bayramım gönüllerde,bektaşiyim dillerde,pir sultanım ilmik ilmik cellatın ellerinde.
Yolculuğa çıktım bir akşamüstü, seyre daldım yüzüne döndü tüm ümitlerim
Canımı serdim yoluna, canım ayaklarının altında
Tozunu bulamadım, kokunu alamadım
İmbatlara karıştı limanda ki gemilerin
Yüreğim de ki siren sesleri
Bülbül zikre başlar gülü görünce
yanık sesine nağmeler gelince
çiçek ellerini açar yağmur inince
mis kokusuna peygamberi bir koku siner
zikir başlar damlalara değince
yağmur buluta ilişince
Karıncayım ibrahimi bir nefes peşinde
zulume karşı gelen
hakkı gören, hakkı bilen
bir ateş varsa yakacak
atsınlar beni ibrahimin yerine
Ugy li bir şiir..
Gözlerinden süzülen bir yağmur tanesi vursa gönlüme sağanak halinde...
Islanır mı gönlüm, ıslanır mı sokaklar
Bu bahar dolanır mı parmak uçlarıma
Kır çiçekleri...
Uzun uzadıya giden bir yol ki bu
ah ulan kader
yine vurdun tam ortasından
tam aradığım dediğimde
uzaklara attın beni
savurdun bir çöp gibi
şu anda değersiz
Ugy den...
Sen bu gönlüme dokundun ya
Sel olsa,
Yel olsa,
El olsa,
Çıkaramaz...
Yüreğim yangın yeri
Kaç gün oldu bilemedim
Yüzünü görmeyeli
Kaç bahar eskittim, kaç yaprak düştü
Sensizliğe kaç takvim yaprağı iliştirdi
Gözyaşım....
Ugy den...
Yüreğime hasretin düştü..
Uçsuz bucaksız bir gecenin yalnızlığında
Bakışların odama doldu
Huzur buldum...
Nakkaş gibi işledin gönlüme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!