Kaybolup gidiyoruz
Hayatımıza eklediğimiz yeni yenilgilerimizle. Çaresizlik ise yenilgilerimizin bonusu...
Prangalarımız gittikçe ağırlaşmış,
Çırpındıkça yorulmalarımız da cabası...
Delik heybemize yüklenmiş birikimlerimiz,
Esir düşmüş gibi ümitlerimiz
Sağanak yağmur gibiyim,
Yok hiç düzenim.
Paylaşırım her şeyi,
Bir tek şey hariç, derdimi...
Derdimi taşımak için hibe ettim sırtımı,
Sessizliğimin çığlığını duymaktan,
Bir gün tutup şeytana uymaktan,
İnsanlardan medet ummaktan,
Mağdur perişan olmaktan korkuyorum.
Kaderde yazılan gelir başa.
Kışı atlatınca bahar telaşı başlar,
Yaz olur, sıcaktan bunalanlar artar.
İnsan memnuniyetsizdir, aradığını bulamaz.
Ölüm ise bizi beklemez, ani bir anda yakalar.
Mezarlığa bakın, herkes yan yana yatar.
Mücadele etmekten kaçmıyorum;
Yorgunum, dinleniyorum.
Dinlenmeyle geçmeyecek biliyorum,
N’apayım, kendimi avutuyorum.
Ateşler içinde kalıyorum,
Koskoca dünyada bir küçük noktayım.
Ne varlığımı bildim ne de yoktayım.
Uzanırım toprağa biraz, uykudayım.
Yalnızlıktan her gün biraz daha solmaktayım...
Ama yaşayacağım ozanların türküsünde,
Yorgunsun,
Düşüyorsun,
Aynanın karşısına geçip tek bir kelime bile edemiyor, Kırık aynaların ardında saklanıyorsun.
Yaşamaya çalışmak yerine
Derman sanıyorsun ölümü.
Bir dizesin sonunda nokta olmayan,
Her geçen gün ömrümüzden geçiyor.
Ne yazık ki yaşayamadan ömür bitiyor.
Göz görmüyor, saça aklar düşüyor,
Orta yaşa merdiven dayadım, belim ağrıyor…
İnsanlar gerçekten kahkahayla mı gülüyor?
Kuşlar yükselir gökyüzünde,
Kanat çırpar özgürce rüzgarla.
Ağaçlar kök salmış toprağa,
Deniz, engin ve sessiz...
Dağlar yükseklerde heybetle durur
Karanlık gökyüzü kaplar geceyi,
Yalnızlık içinde kaybolur o masum hayali,
Umudun kırıntısı dahi yok artık,
Çaresizliğe yenik düşer hep yalnız olan kişi...
Soğuk rüzgarlar savurur düşlerimi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!