Ben ölürsem gökyüzüne gömün beni.
Üç günden uzun tutulmayacak zaten yas...
Toprakta çürütmeyin beni,
Tebessüm ediyorumdur bulutlardan süzülürse yaş...
Ben ölürsem gökyüzüne gömün beni.
Gördüm paranın açtığı her kapıyı,
Duydum yüreğimde o derin acıyı,
Çaresizliğin verdiği tarifsiz sancıyı,
Yaşayamadan hayatımı, ziyan olan ömrümü gördüm.
Anladım istemekle olmuyor, çok geç bildim.
Sahipsiz kalınca solarmış bahçenin gülü, goncası.
Kırılır ağaçlar, döker meyvesini yerlere.
Yakar, bilirim içini gurbet acısı.
Kalınca mı zor hasret, gidince mi, söyle kolay hangisi?
Sabırda olduğunu gördüm çözümün.
Uğraşma lazım değil, görme yüzümü.
Dost değilsen yok düşmanlığın lüzumu,
Nerede hata yaptın, düşünüp durma zamanı…
Yüzlerde bir hüzün var
Her an peşinde bir yük gibi dolaşan.
Sözlerin yankısı,
Sessizlik içinde kaybolan...
Bir ses yankılanır,
Hüznü izliyorum, hüznü tadıyorum, hüzünle yaşıyorum.
İnsanların bakmadığı şeylere bakarken buluyorum kendimi.
Mutlu insanları görünce tebessüm ediyorum herkes gibi.
Güzel şeyler ise çabuk geçiyor, göz açıp kapayıncaya dek siliniyor gibi...
Mesela ağlayan bir insanın büzdüğü dudağın çizgisinde donakalıyorum.
Aynı çatı altında
İki yabancı gibiyiz.
Birbirimize yetemiyoruz,
Az geliyor sevgimiz.
Arkamızda bırakmışız
Hem dünyaya isyan eder insan hem de geçemez.
Hayatı çok sever, değer biçemez.
Dağa taşa dert yanar, yakınına derdini açamaz.
Böyledir işte insan…
Ağlamak istiyorum, gözlerim kanlı…
Ağlayamıyorum, karşımda sen varsın.
Sevmek istiyorum Kerem misali…
Senin sevgiye inancın yok ki…
Bir ben şu cihana sığamadım, atıldım dünya dışına,
Acı, ıstırap beni sürükledi peşine.
Gönlüm yazı, baharı görmedi, hep denk düştü kışına,
Çözüm de bulamadım, kafayı yedim düşüne düşüne.
Her acıdan derin bir iz kaldı içime,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!