GÖZE GÖZ DİŞE DİŞ
Zamana meydan okuyan —
siyah ayna kuzgun —
ve bozkurt.
Altın kısrak ayağa kalktı
uzun süren uykusundan —
gökyüzünden, dünyadan.
Yabancı bir karanlığın
gölgesi düştü önüne;
ELEŞTİREL DÜŞÜNME
Kötüyü eleştiriyor,
iyiyi eleştiriyor.
Çirkini eleştiriyor,
FERSAH
Güneş şehrinin
yağmur ve toprak kokuları arasında
yolculuğa çıktı yalnız adam.
“Her Mısra Gerçekten Doğar”
Ben şiiri yazmam, yaşarım.
Sözcüklerim sokaktan gelir:
Gece yarısı Taksim’de gördüğüm bir kadın,
SESİMİZ GÜR ÇIKANA DEK
"Susmuş ve susturulmuş tüm başlara inat"
Tutup yakamdan çıkaracağım kendimi,
sürükleyeceğim ayaklarımın önünde.
Bir gün - alıp başımı gitmek istiyorum —
saçlarından sürükleyerek gecenin.
Arnavut kaldırımı
loş sokaklarda
yalın ayak…
SUÇLU ONLAR
(Özgecan ve Nuh’un ardından)
Hüzün ve kendini bırakılmışlık,
kar yağdığında daha belirgin çarpıyor göze.
Hasretin kuytularında gözyaşı çeşmesi kurudu; bıçak kemiğe dayandı!
SONBAHARDA İSTANBUL
Yaz bitti...
İstanbul’u geziyorum alacakaranlıkta...
Eski evlerin aydınlık yüzü solgun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!