Ey mazlum şehrin yorgun sokakları,
Ey taş duvarların arasında yankılanan çocuk çığlıkları…
Hangi sabaha uyanır Gazze?
Hangi gün doğar üstüne adaletin güneşi?
Bir annenin kucağında cansız yatan bebek,
Bir babanın suskun gözlerinde saklı öfke,
Ve bir ümmetin vicdanında kocaman bir yara…
Her gece yeniden kanar, yeniden açılır,
Gazze, sen bizim kanayan yaramızsın.
Küllerinden doğmak isteyen bir sabah gibi,
Aç susuz direnen bedenler gibi,
Toprağa düşen her şehit,
Göğe yükselen bir bayraktır aslında.
Ey Gazze, senin taşların bile dua ediyor,
Senin sokakların şehadet kokuyor.
Her yıkıntının altında bir masumun gülüşü kalıyor,
Her sessizlikte bir ayet yankılanıyor:
“Zalimler için yaşasın cehennem…”
Ama biz,
Utanıyoruz sustukça,
Utanıyoruz bakıp da göremedikçe.
Sana uzanması gereken eller zincirlere vurulmuş,
Sana koşması gereken ayaklar yollarda yorulmuş.
Sen ise, tek başına ümmetin izzetini taşıyorsun.
Ey kanlı ufukların masum şehri,
Senin adın direniş,
Senin adın sabır,
Senin adın ümmetin imtihanıdır.
Yıkılsın zannediyorlar, sönsün istiyorlar,
Ama senin her taşında Kudüs’e giden yol var.
Şimdi biz gözlerimizden düşen her yaşla,
Adını yazıyoruz duvarlara: Gazze…
Her damla, senin yarana merhem olsun diye,
Her dua, semaya yükselsin diye.
Ey Gazze,
Sen ağlarken ümmetin yüzü gülmesin,
Sen susarken dünya konuşmasın.
Çünkü sen;
Mazlumun sabrı,
Yetimin duası,
Şehidin kanı,
Ümmetin kanayan yarasısın.
Ve bil ki,
Bir gün bu yaralar kabuk bağlayacak,
Bir gün zulmün kara gecesi bitecek,
Bir gün çocukların gülüşü yeniden süsleyecek sokaklarını.
Çünkü Allah’ın vaadi haktır,
Ve sen, ey Gazze,
Düşmeyen sancak, sönmeyen umut,
Yeniden doğacak bir ümmetin kalbinde
Ebedî yaşayacaksın.
@dsız..
24 Ağustos 2025
Kayıt Tarihi : 24.8.2025 21:55:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!