İçimde ölümü bekleyen bir kelebek var,
Uçmakla konmak arasında, kararsız ve kırılgan.
Ne tamamen özgür, ne tamamen esaretin içinde.
Zindan değil burası aslında,
Sadece odamın kapısını yapmayı unutmuşlar;
Her çıkmak istediğimde, yolumu kaybediyorum.
Kanatlarımı arıyorum, her dönüşümde,
Ruhumdan kim kopardı onları böylesine acımasızca?
Bilmezler mi, göklerin bile taşıyamayacağı kadar ağır bir emanettir bu yürek?
Lambalarımı çaldılar, ışığımı söndürdüler;
Güneşim gitti, dört yanım zifiri karanlık şimdi…
Ne olur, seslen bana!
Bildiğin bir kapı var mı, çıkıp nefes alacağım?
Anlamadığın cümleler duyunca deli sandın belki,
Oysa ben sadece içimdeki yangının küllerinde boğuluyorum.
Her kelimem yarım, her nefesim eksik;
Bir hayalin peşinde savruluyorum…
Gördüklerimi bile unuttum artık,
Hatıralarım puslu bir aynanın ardında;
Ne zaman baksam yüzüme değil, acıma bakıyor.
Bilmiyorum, geçmişin neresinde saklı kaldılar,
Ama her seferinde biraz daha yitiyorum…
Lütfen son kez seslen bana!
Beni çağır, bana yol göster.
Kelebeklerin hiç ölmediği,
Kanatların hiç kırılmadığı bir yer var mı?
Varsa, bırak oraya konayım;
Varsa, bırak son nefesimi orada vereyim…
@dsız..
24 Ağustos 2025
Kayıt Tarihi : 24.8.2025 21:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!