Şavkını koynuma dolayan ay
Esirgeme ışığını geceden
Esir olmasın karanlığa dünya
Dolan ki vurulsun
Kinini semaya salan ejder
Kulelerim vardı
Bingölün tepesinde
Göller kucağında kuğu
Atın yelesinde rüzgar
Çiçeklere taç olurdum
Çınçın taşında oturur
Çocuklar tanıdım
yurdun her köşesinden
İsimleri ayrı duyguları bir
Gönüllerinde sevgi
İçten pak yürekleri
Anlaşılmaktır tek dilekleri
Gafı büyük kof dağlarının
Demogoji yaygılarında
Her boy palavra bedava
Atın doyuncaya kadar
Yatın içinde boğuluncaya kadar
İlk yuvasından ayrılınca
korkar ağlar bebek
Ona dokunan sıcak eller,
Güven verince güler
Her sevgi gülüştür
Her dokunuş can
Yirmi beş Aralık ta
Kuşlar haber uçurdu
Ağaçlara karlara
Telaş, sevinç bir arada
Karla kaplı yollarda
Misafiri bekledik
Bir mevsim bitti
Kar fırtına boranı içinde
Döndüm dolandım
Yanıldım yoruldum
Bitkinim eksenimde
Dalgalar vurur
Köşe bucak gezersin
Sokakları arşınlarsın
Gördüğün her çöpe dalarsın
Çöp karıştırmak oldu işin
Yoktur bir maaşın
Gün gün çoğalıyor rakiplerin
Uyandım ağrılar içinde
Sanki koca kayalar
devrilmişti üzerime
Ellerim zincirli
Korku yalnızlık içinde
Teneşirin üzerinde
Yıl yeni umutlar eski
Esti geldi cihan güzeli
Sallantılarla
Endamında yok hüner
Kamburu çok belli
Taşır mı bilemem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!