Ulu Tahtım Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3501

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Ulu Tahtım

Göklerin zirvesine kurdum, ulu tahtımı,
Fakat fırtına koptu, yıkıyor direkleri,
Yabancı diyarlardan, yolla beyaz kuşları,
Ebede dek sürecek, tutsaklığın dertleri.
*
Zalim sevda yolunda, yordum masum kalbimi,
Rüzgarın nefesini, dağlardan dinliyorum,
Karanlık dehlizlerde, tutulan ceylanları,
Şimdi azat ederek, ufuktan yolluyorum.
*
Sahne aydınlanınca, aklım donup kalıyor,
Hazırlıksız oynamak, bedeni yıpratıyor,
Sahte tezahürattan, kaçıran adımları,
Kalender meclisinde, riyalar fırlatıyor.
*
Kıyamet toplanınca, ışığım sönüp gitti,
Meleğe adım atan, güruhu izlemem hiç,
Karanlık ateşlere, düşüren ayazları,
Savaşın ortasında, özlemle beklemem hiç.
*
Yazılmış metinleri, yırtarak fırlatmışım,
İçimden geldiğince, ruhumu saçıyorum,
Çizilmiş rotaların, sahte olan yanları,
Zihnimi zehirliyor, anında siliyorum.
*
Ezberlenmiş duygular, zindana atar bizi,
Anlık hisler gerçektir, yalanı parçalıyor,
Kurulmuş tuzakların, acıtan dikenleri,
Doğal akan nehirler, taşları fırçalıyor.
*
Maskeli suretlerin, arkasında saklanan,
Korkaklık abidesi, yürekleri taşlıyor,
Senaryosuz günlerin, hesapsız yarınları,
Tertemiz sayfalarda, ansızın sabahlıyor.
*
Oyuncu koltuğundan, kalkarak yürüyecek,
Gerçeğin aynasında, şeffaflığı bulacak,
Yapmacık tavırların, bitmeyen oyunları,
Samimi damlalarla, yıkanıp kül olacak.
*
Makamların sahtesi, ruhumu daraltıyor,
Yalnızca içgüdüyle, ileriye atılsam,
Kıskıvrak bağlayanlar, anlamsız kuralları,
Yırtarak ateşlerde, özgürlüğe katılsam.
*
Süresiz diyarlara, uçan beyaz şahinler,
Serbestçe süzülürken, rüzgarı kucaklıyor,
Hesapsızca yazılmış, efsane destanları,
Beklenmedik kalplerin, odasında saklıyor.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 2.3.2026 09:50:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!