mektup
suskunsun
kalkıyorum konuşturuyorum
nasıl da söylüyorsun yüreğimden
bir avuç açlık sunuyorum tanrı ’ya
ah sen !
uzun gittin
kubbesine hain mihrabın
duası şaştı bilesin
gel artık
Yani sen gelince aklım gidiyor da
Aklım gelince sana ne oluyor
ülkü Babacan
uzanabilirim sahneye eğilmeden perdeler
görebilirim zamanın ibresini
duyabilirim kim bilir gelir sofrasından
doldurur kulaklarımdaki heybeyi
boşuna üfleme çocuk
demirdendir bütün namlular
eritmeye yetmez
nefesindeki buhar ...
güneşi verdiğinden beri
yağmurun gerdeğine
gecelerin ayaz doğar
tutunuşun bundandır
sabahın eteğine
oğula ninni
beşikte gül bebe
iki kere iki demede
yürümekte döl yoluna su
gelinin gelmez uykusu
aklım yatmış bir kere
baş eğmeyeceğim bu
hergeleye
bir olta attım ırmağa
rastgele
avuçlarında kına irileri kocamakta
ödentisi karın hamamından
analığından çalınmış kök ucunun
oluklarında çürümüştür su
hiç bir meyveyi seçerek alamadı
manavdan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!