Vakit Sabahın tan yeri
Yüreğimde dertler kulağımda ağıt sesleri
Tütün dumanı ile uğurladım bütün ümitleri
Bir ben kaldım geride birde çayın zifir demi
Muhabbet rüzgar ve yaprak sesleri oldu
Nerede o güzel günler dediğin
Nerede dolunay, ve yankılanan sesin
Hane nerede, halfeti karası gözlerin
Keder ve göz yaşımıydı bana ikram ettiğin
Seher de güneşi beklerken yitirdiğimiz
Hane, bir kırılma noktası var derler ya,
Ben, o noktanın zirvesinde yaşlandım
Yüreğim kırıldığında,
Tırnaktan saçıma kadar, acılar içinde kaldım
Ama,
Güneş yine doğuyor, dağlar yine yüce ve heybetli idi,
Merhametin karıncayı bile İncitmemiş,
Sevgim sana İHANET eder mi hiç...
Beni bilirsin gizlidir hüznüm
Çatmaz kaşım ve akmaz gözüm
Bir yolcu misali
Arada bir tukenir gücüm
Şimdi gideceğim vazgeçeceğim
Murad murad isterim ben yaradandan
Uzak eylesin ömrümü kanı bozuktan
Yüzü Güleç gönlü firavun olandan
İstemem altın yüzük, gümüş gerdan
Yüreğim figan gecelerim dolu matem
O yarin gözlerinde gizliydi alem.
Neyleyim Gönül neye yarar ki
Onsuz cennet mi olur çiçek dolu bahçem
Lâl oldu dilim şiirlere küstüm
Kırgınım ve öfkem küfürlü'dür benim
Biraz uzağınızda saklanır duygularım
İhanet kusan gözlerden ırak
Sokak lambaları altında sabahlarım
Geceler soğuk ve umutlarım kaçak
Dostluk kuruş ile tartılır olmuş
Ben elimi uzattıkça
O, beni dilenci sandı
Oysaki, kanayan yüreğimin tutmayan kabuğuydu...
Akşama ramak kala bekle beni
Gökyüzü kızıla büründüğü vakit
Çiseleyen yağmur çoşturmadan seli
Hasretimle sarmalarım seni
Divane gönlüm, aklımda oldu deli




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!