Zührem naif zarif ay ışığı, sırrımın kızı.
Sessiz ve sensiz üç vaktin arası bir yerde
Konar göçer alaca atlar taşır yüreğimi
Kışıma konar baharın.
İnce beline dökülür gece karası saçların
Zülüfünde savrulur sevdalarım
Gün içimden çekilir,
Coğrafyama dağılır sensizliğin ürkek korkusu,
Suları yanar zamanın...Sırrım üşür..
İniltisini duyarım Asya'nın orta yerinde,
Öksüzler meleşir badem gözlerinde Zühre...
Zührem naif zarif ay ışığı, sırrımın kızı.
Kitmânımda geçmeyen üç vaktin içindeyim.
Sevdiceğim...Ekilmemiş toprağım...Zühre
Teninde varla yok arası bir yerde,
Muğlak rüyamın hangi renginde,
Bu kaçıncı gelmeyişin?
Kaç defa senden gidemeyişim?
Güneşim donar dudaklarının ilk yazında,
Uçsuz bucaksız denizlerine sırtını döner havzalarım,
Buzullar kurur yeşil irtişin ıslak yatağında,
Kavruk bozkırlarımdan derin kanyonlar açılır,
Gündüzün yıldızlarını saklar şefkatsizliği,
Ve geceleri,
Kızılkumlu evlerimden uzakca bir yerde,
Gözyaşımda yağmurları ıslanır Asya'nın.
Omuzuma dokunur bulutların lacivertimsi eli
Sen derim,
Delirir göz bebeklerim.
Sevdiğeciğim...
Tufanıma, yas kopar dünyanın çakır gözlerinden.
Meğer yabancıymışım, yaşadığım hayatın duvak örtüsünde,
Ay ışığından şavkın düşer oyalı mendilime,
Mendilim lime lime, dört köşesi dökülür elimden,
Yanağımdan süzülen melalimi
Kim taşır ?
Ağır aksak yürüyen bulutlar olmasa Zühre.
Zührem naif zarif ay ışığı, sırrımın kızı.
Songül Canbaz Kaya /09.04.2025
Songül Canbaz KayaKayıt Tarihi : 1.07.2026 21:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!