Üç koltukluk konukluk
Ve altı darağacı
Birine gölgemi asardım ama diğerleri boştu...
Hep merak ederdim nasıl bir yer olduğunu
Hangi iklim yaşanırdı senin doğanda
Hangi rüzgâr eserdi papatya tarlalarında
Hangi nefesler soluklanırdı camdan dünyanda
Bir minta sahili kadar ıssız mıydı rüyalarının son durağı
Yoksa Karun hazinesi kadar görkemli miydi
Hangi hasretleri biriktirirdin yürek kumbaranda
Hangi hayaller otururdu gülkurusu akşamlarda
Akşama dek anlarla geçen zaman içinde seni düşünürdüm
Kimi zaman düşlere yolculuk başlardı gözlerimde
Hiç kimsenin bizi tanımadığı bir yer isterdim
Balta girmemiş ormanların en uzak köşesinde
Rengime yakındır diye severdim
pembeyle-siyahım birleşimini
bir çocuğun gözlerinde
Sana dair hiçbir şeyi unutmazdım!
Bir mıknatıs gibi çekerdi parlak kalemlerin büyüsü
ve yazardım defalarca temize çekilen aşkımı
Akşam olurdu kilitlerdim gözlerimi
Yırtardım sevgiliye yazılan mektupların müsveddelerini
Ansızın gözüme takılırdı desteler arasında gizlenmiş sevgi sözcükleri
“görmedim-konuşmadım-duymadım”diyen ölülere inat gülümserdim
Toparlardım bayramlık düşlerimi tahta kutudan
Tebessümle bana bakardı sol yanımın en uzun yolu
Tutardım ellerimi ve olmalıydına giderdi bütün yollar
Ta ki üç koltukluk konukluğa kadar
Kayıt Tarihi : 22.08.2026 13:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!