Şimdi gidişinin ertesi
Ve ben hâlâ gidişine bir anlam yüklemeye çalışıyorum.
Oysa ne hayallerimiz vardı:
Pembe panjurlu bir ev,
Sana ve bana benzeyen çocuklar,
Birlikte ele ele bir ömür…
Olmadı, olmadı; olduramadık.
Ne güzeldi hayallerimiz.
Sen huysuz bir ihtiyar olacaktın,
Ben şirin mi şirin bir nene.
Tek derdimiz, kaybettiğimiz gözlüğümüz olacaktı.
Biz başarırız sandık ama başaramadık.
Sevgimiz her şeye göğüs gerebilirdi
Ama küçücük bir gurura yenildik.
“Suç garip,” derdi nenem.
Şimdi suçu kime yükleyeyim?
Ellerimi ansızın bırakan ellerine mi,
Yoksa arkasına bile bakmadan giden ayaklarına mı?
Suçlu kim?
Bu aşkın katili kim?
Artık bunun da bir önemi yok.
Yoksun ve bu gerçeği hiçbir şey değiştiremeyecek.
Gitmeseydin olmaz mıydı?
Bir çilingir sofrası kurar,
Gramofona Ferdi’yi koyar,
Gelişine, sevişine, gidişine şiirler yazardım da
Henüz yüreğim hazır değil
Seni affetmeye.
Ne yalvarışların ne de tövbelerin umruma değil artık.
Senin gemilerin benim denizlerimde battı.
Şimdi dönsen de, bir dönmesen de…
Ama şu var:
Yastığımda kokun,
Dudağımda adın,
Yüreğimde aşkın yetim kaldı, sevgili.
Seni affedemeyen yanlarım kanıyor.
Yıllar üzerini örtse de acıların,
Seni unutmamaya hüküm giymiş bir bedeni taşımak zor.
Ve ben çok yoruldum.
Hâlâ kendime itiraf edemezken seni sevdiğimi,
Bu gidişin adı ayrılık olamaz.
Olamaz, değil mi?
Acı olur,
Izdırap olur,
Gözyaşı olur…
Var, sen koy adını.
Üç harfli bir “sen” bıraktın avuçlarıma
Ve hâlâ kanıyor avuç içlerim, senin vicdanın gibi.
Kanıyor.
02.02.2026 13:22
Kayıt Tarihi : 2.2.2026 13:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!