Akrebi sökülmüş bir kadran zihnim,
Kendi gölgesine basıp geçiyor zaman.
Rutubetli bir muamma gecenin körü,
Bir ray gıcırtısı yankılanıyor göğsümde
Ne vakit yumsam kapaklarını gözlerimin.
Cümlesi geniz yakan bir pas kokusu,
Kim kararttı bu takvim yapraklarını?
Boynu bükük zihnimde tüneyen kuşların,
Şuurumun ardı hengâme, panayır yeri.
İçimdeki poyraz kurşun gibi ağır,
Dün geceydi, kesiştik istikballe köşe başında.
Suskunluk avaz avaz, feryatlar kaskatı sağır,
Kehanet; silinirmiş her iz teneşir tahtasında.
Bulutlar çelik, tavanı göğün sırlı ayna,
Dibine çöküyor ne kadar zirve varsa.
Biri adımı fısıldıyor tebeşir tozu odadan,
Sesleniyorum, lakin ben değilim o ses...
Aklın dikişi attı atacak, falan da filan...
Nereye doğrulsam gerisinde kalıyorum varlığın.
Bütün kilitleri kırık sanmak(!), oysa karanlık koyu bir kuyu,
Nereye sığar ki ömrüm bu hengâmenin ortasında!
Yine tehir etmişim yaşamayı, seni arıyorum.
Yusuf BerkmanKayıt Tarihi : 17.08.2026 17:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!