Türküler Yakılsın Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4332

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Türküler Yakılsın

Doruklarda, kasırgalar esince;
Dereler coşkuyla yolları kesince,
Erenler destanlar okur sesince.
Övgüler yollarım yüce yurduna,
Türküler yakılsın cesur kurduna.
*
Şafak vakti ısıtmalı arkanı,
Gözyaşları ıslatıyor hırkanı.
Ecel kesti damardaki al kanı.
Rüzgarlar kederi silip süpürsün,
Umarım talihim huzur götürsün.
*
Kayalıkta, kartalların süzülür;
Orman köşesinde ceylan büzülür,
Fidanlar yeşerir, yaprak dizilir.
Kimsesiz kulları anımsa lütfen,
Sevinçle yeşersin kuruyan bedenin.
*
Yaşlı teyze akşam destan anlatır,
Fırtına koptu camımı sallatır,
Çakal sürüsünü koyuna batır.
Keşke küçüklüğe dönmek hak olsa,
Masumiyet gelip ruhuma dolsa.
*
Kayalıkta, meleklerin bakışı,
Firdevs'in dillerden düşmez alkışı,
Tatlı lehçesiyle duyulur yakışı.
Beden toprağa düşer, şöhret bitmez;
Zarif anılar zihinlerden gitmez.
*
Tepelerde, kainat sahte rüyadır;
Geçmişten insanlığa kalan hülyadır.
Evlat kaybedenler susuz deryadır.
Cümle âlem vakti gelince toprak yutar,
Alimlerin sadece şöhreti tutar.
*
Hasan Bey ile akşam indik dereye,
Seyrettim mehtabı baktım geriye.
Ansızın şimşekler çaktı tepeye.
Korkuya kapılıp oradan kaçındık,
Fark etmeden koca tümseğe tırmandık.
*
Kayalıkta, ufuklar sislere daldı;
Vakitler daima kederde kaldı.
Kardeşten kopuşmak canımı aldı.
Erdemi zorla gasp ettiler hınçla,
Masum halkı yaraladılar kılıçla.
*
Ey dağ, susuz havuzun narin kuğusu;
Tepelerde ıslık çalar lodos uğultusu.
Beldemizin tarlasında mevsim duygusu,
Sahne gibi canlanır hep hafızamda,
Yalnızca oturup izlerim odamda.
*
Doruklarda, güzergahım saptı çok;
Mühlet bitti, ulaşmadım çarem yok.
Anlamadım nazlı yare battı ok.
Farkında değildim virajların kadrine,
Yok olup eklendi matemin kabrine.
*
Tüccarlar kasabaya meyve satınca,
Arabaları yokuşlarda yatırınca,
Ahalimiz vaziyeti görüp şaşkınlığa batınca;
Zıplayıp sevinçle nida çıkarırdık,
Arpa takas edip elma kaldırırdık.
*
Halamın şerbetli dürümlerini yutardım;
Kalkıp hemen paltomu omuza asardım.
Meydanlarda oyuncaklarla coşkuya batardım.
Ah şahsımı şımartan mazi çağları,
Sırıklara binip koştuğum kırları.
*
Şenlik lodosu çatıları çökertince;
Kardelenler topraktan baş gösterince,
Gri kümeler yağmurları serince,
Geçmişi anımsayanlar huzura ermeli,
Izdıraplarımız büyüyüp tepeye yükselmeli.
*
Doruklarda, çehren aydınlık kalsın;
Etrafın çeşmelerle, ormanla dolsun.
Gidişimizin akabinde canın korunsun.
Evren mutlak faniye, vefata karışıktır,
Yerküre öksüzlere, ıssıza aşıktır.
*
Mert kişi zahmetini ziyan etmez;
Hayat biter, verimli tarlalar tükenmez.
Hain insan menziline katiyen erişmez.
Yemin ederim hatıranızı silemeyiz,
Karşılaşamazsak hakkınızı ödeyemeyiz.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 19.04.2026 00:57:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!