Sarıydı bulduğum naylon
Üç de çıta yalvar yakar aldığım marangozdan
Uçurtması kopmuşlardan aldığım naylon ipler
Ve kuyruğu
Okunmuş gazete kâğıdından
Çay bardağı sıcaklığındaydı avuçlarımda
Kaşları yay, tamamı gergin uçları ok
Işıklar yanar ay gibi ta en uçlarında
Dağları küçümseyen tay gönlü, öylesi yok yok.
Diz vurur karşısında mevsimler, el etek öper
Rastlantılar
Bir tuzak mıdır, pusu mudur
Bir türlü anlaşılmaz rastlantılar
En güzel buketler ellerinde
En umulmaz yerde yeşerir
Her defasında uzanmış boş bir elle karşılaşırlar
Yıldızlara bakacağım saat tam on ikiyi vurduğunda
Mutlu olsun, dilekleri gerçekleşsin diyeceğim
Yeni yıl onun olsun, şeklini kendi çizsin
Oturup karşısına
Seyretsin diyeceğim.
Tut ellerinden mutluluğun
Okşa saçlarını bir tanem
Korkma sevmekten sevilmekten
Yürek çarpıntısından zarar gelmez
Esirgeme sevgini, ölümüne sev
Sev benim için…
Yıldızlara baktım gecenin tam yarısında
Buruk bir tebessüm dudaklarımda seni hatırladım
Gökyüzünde ışıkların raksı
“Bırak! ” dedi bir ses, “olduğu yerde kalsın.
Her gece yeniden bulduğu
Oyuncaklarıyla oynasın! ”
Izdırap aynada gülümsüyorsa eğer
Gözünden yaş akıyorsa damla damla
Gece genzinde hıçkırıklaşıyorsa
Pişmansın eminim kalmadığın için.
Kaldırımda yürürken elin cebinde
Karar acıları birbirine
Sürer yüzüne bizim palyaço
Ayrılıklarıyla gerer dudaklarını
Gözyaşlarını renklerin ardına saklar
Şişirip zayıf yanaklarını…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!