Efeler, yörükler, ozanlar diyarı Anadolu,
Yiğitleri doğuran elleri öpülesi ana dolu.
Sağ göğsünde durur tomurcuk beni,
Sol göğsüne çok mu gördün yâr, beni?
Tenin kokusuydu çayımın demi,
Onu da beğenip içmedin, demi?
Hangi yarda kaybettin
Antikacılar ne yapsın
Bu bendeki antik acıları?
Bilirim, uyutmaz insanı
Yastık altında yatan
Buzlu can kırıkları.
Kemer demek yaz demek,
Deniz demek, güneş demek.
Kemer demek tatil demek.
Benim için kemer,
Mor demek,morun tonları demek.
Dikecek ağaç mı kalmadı,
Getirip bıraktın yüreğimin tam ortasına,
Yokluğunda gözyaşlarımla suladigim incir ağacını.
Artık eskisi kadar düşmüyorsun aklıma,
Sadece anason kokulu akşamlarda,
Bir de akşamdan kalma hicazın sabahında... O kadar.
Her akşam da içmesek keşke.
Şimdi Ege’de deniz gören küçük bir oda,
Yanında o da olacak, o da;
Oda utanacak, o da...
Bazen koca dağlar, küçük tepelerin ardına gizlenir de göremezsin,
Uzaklaşınca anlarsın heybetini,
Mevzu dağ değildi, anlamadın sen beni.
Beni sorarsan,
Hâlâ bıraktığın gibiyim...
Yine her gün iki şiire mutlaka bakıyorum,
Uyanınca gözlerine.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!