Pir Sultan Abdal şöyle der:
'Atılan akılsız taşlar beni yaralamıyor,
İlle de dostun gülü yaralar beni.'
Yaralı bir kuş gibi dolandım
Sonunda bir dost sarıldı bana
Üzülme dostum sen örnek ailesin
El ele kol kola gezdiğimiz günleri hatırla
Hatırla içimden akan ırmakları
Aşk gemisine bindiğimiz günleri
Hatırla mutlu yolculukları
Antalya sahillerinde
Kimi yer kimi bakar
Sofrası yürek yakar
Zamanı gelince de
Yardımı başa kakar
Aman canım utanma
Dedikodu, iftira, gıybet dedik
Gerçekleri bir anda külledik vay vaay
Yeni bir sayfa açtık günlük güneşlik
Giden gitti kalan sevindi vay vaay
Gül diktik, leylak diktik ve erguvan
Sonbahar rüzgarıyla giden aşkımız
Kalbimde izi var güzelim yılların
Şarkılar bizi andı yandı kalbimiz
Leylaklar altında kalan anıların
Bizim için sevda güneşi doğmuyor
Nerden sevdim seni
Uğruna ömrümü heder ettim
Yıllarca senin hasretini çektim
Nedense sevmedin beni
Hiç sebep yokken çekip gittin
Vur arabacı kamçıyı
Ayşe'n, Hasan'ın, Fatma'n
Dudu'n bekliyor
Vur arabacı kamçıyı
Tarlan yeşersin
Dağlar, bayırlar, ovalar
Önce düşün
Düşünmeden düşünemezsin
Düşünmeden göremezsin
Ama düşüncelerine dikkat etmelisin
Eğer dikkat etmezsen
Düşünce diline dolaşır
Ötme bülbül ötme derdim var benim
Bir dostum gitti ardından ağladım
Allah derdi her gün canım ciğerim
Ne mutlu her gün Allah diyene!
Ötme bülbül ötme çilem dolmadı
Hiç yokken ayrıldık
Birbirimize sarıldık
Sadece üzgünüm
Dargın değilim
Ne olur kırma beni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!