Son nefesten çıkıp,
Geliyorum der gibi,
Kükrercesi sesleri ile,
Gerçekten geldiler..
Son nefesin,tutumluluğunda
bile kükredilerde..
Ah o durduramadığım
Durduramayacağım
Durmayacak,
Kaçamak bakışlar.
Sonunda,
Arkasından baka kalınacak
Ve kastenyet sesleri,
Akdeniz’in dalgalarında
Kırılıp,yüzlerce
Kastenyet orkestrasını kurdular..
Ve topuk sesleri,
Ana medüsün aşka gelmesini sağladı
Kendini dinle,
Ne dinledin?
Sessizliğini mi,
Müziğini mi
Esintilerini mi
Huzurunun..?
Sıcaktı o yerlerin derinlikleri..
O yerler nereler.? Ya o sıcaklar? .
O sıcaklar gönül konaklarının,
Odalarından ısıtır gibiydiler..
Sımsıcak duygularının,
Ayağımda üç çift çorap,
Tank gibi botlarımda var.
Üzerimde içi muflonlu kaban,
Boynumdada kaşkol var.
Hiçbirşey çalışmıyor soğuktan başka.
Mert bir çocuk geldi..
”Şair Olmak” diye,bir şiir,
yazabilirmisin? deyiverdide..
korkular doldu yüreğime..
Mutluluğun resmi gibi
Zaten ve bazenler..
Hep o derinden gelen nağmeler değilmi..
Son sevdiğin bir gizem,
Aşık olmak değilmi..
Şaşırmış gibi..
Kafanı kaşıyasın gibi..
İnsanlar,anlayamadığım..
Hep sırtları sevilesi insanlar..
Taşıdılar gerçek yaşamışlıklarını..
Taa Keopstan, Kefrenden, Mikelanos’tan
Ve getirdiler çektiklerini,
Haydari Kamplarından.
Sındırgı yollarında,
İzmir yolunu bulayım derken,
Duyduğum üçüncü Gölcük’ün tarifini aldım.
İzmit, Gölcük, Bolu dağı yakınındaki
Hareketsiz durabilen,
Mudurnu üstü Gölcük..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!