Gözlerim seni gördüğü an
Kalbimin sayfalarına düştü mürekkep
Her harfi ayrı titreşimle yazıldı adının
Sessize çekildi dilim, suskunluğa büründü
Heyecan, o asi çocuk
Geceden kalma bir türküyle
Uyandı sokaklar,
Hâlâ aç çocukların düşleri
Bir lokma ekmek kadar yarım.
dağların ve yolların ardından bir ses
dokunuyor kalbimin bam teline
yorgun savaşçı uyandı
emek bal eyledi,yorgun ömrümde
ve çığlık seslerin karışır yaşama
yürek yüreğe değmiş,
el ele değmiş çok mu?
sevgi denilen güzellik,
herkezde bizde yok mu?
sen hiç cennet gördün mü
Yüreğimi bıraktım sana
Dağ gibi sustum ardından
Bir sel gibi düştüm yollara
Her yağmurda seni aradım
Gözlerin vurdu beni en derin yerimden
Yürüyen adam
Dönüş yok artık, biliyorum
Yüreğim yanıyor, közlenmiş dağlar gibi
Sana mavi düşüyor, bana mor
İki renk, iki yol, iki kader
sen koştun benim arkamdan
ben ardıma bile bakmadan
kaç yıldı geçti aradan
sen gideli buralardan
sakın arama,sorma bi daha
söyleyeceklerim var benimde zamana
geç kaldım deme yaşama
kaçırdım treni diye hayıflanma
yakalamak,elini uzatmakla başlar
sonsuzluğa atamaktır,özgürlüğünü
Sabahın ilk ışığında
Her kadın
Aynada kendini arıyor
Kahve fincanının dibinde
Gece yarısı kalan düşler
Zaman mı?
Kırık bir cam parçası belki,
avuçlarımızda büyüyen bir yankı.
Koşarken düşen çocukların
dizlerinde biriken iz.
Unutulmuş duraklarda bekleyen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!