Zalim olan dünya değil bizleriz
Çıkarımız için fırsat gözleriz
yakmadık yıkmadık yer bırakmayıp
Tertemiz güzel bir dünya özleriz
Sen sen ol düşme gardaş
Olur göz çeşme gardaş
Geçmişi kurcalayıp
Yaramı deşme gardaş.
Salla gitsin Kral, Kraliçeyi
Mutfakta kaynayan aşını düşün...
Aslanın karnında olan akçeyi
Çikarabilmenin peşini düşün...
Kalice Elizabeth'in ardından
DÜŞÜN
Salla gitsin Kral, Kraliçeyi
Mutfakta kaynayan aşını düşün...
Aslanın karnında olan akçeyi
Nasıl bir gurbetmiş nasıl bir acı
Feryadın figanın duyulmaz gönül
Keder sarmalamış vuslat yabancı
Aşk suçu cinayet sayılmaz gönül...
Başı kıçı yamuk yumuk
Eğri kalkmış düz arıyor
Hala utanmadan dümbük
Kızaracak yüz arıyor...
Kısacık ömür için bir devri yıkmak acı
Göreceğiz gerçeği kaldırsak başımızı
Yeşeren hayalleri düşleri yakmak acı
Herkes mutlu olacak paylaşsak aşımızı...
Nice nice farklı kanal
Gezersiniz hay maşallah…
Her konuda ayrı maval
Dizersiniz hay maşallah…
Ekranlar baştacısınız
Herkesi mutlu etmek sana mı kaldı gönül
Gülümsemelerini en sonunda unuttun
Nerede hayallerin dona mı kaldı gönül
Hani nice dertlere tek çareydin umuttun...
Çay simit hesabı bütçeyi deldi
Zam değil, düpedüz zulüm efendi,
Nihayet beklenen aybaşı geldi
Otuz gün sabretmek ölüm efendi.




-
Ekrem Yalbuz
Tüm YorumlarTurgay Bey,
Kalemine gönlüne sağlık. Şiirlerini çok beğendim. Tarzımız uyuşuyor. Selamlar... Saygılar...