Gök kuşağı gibisin, her renk biraz barınır
Kırmızı, beyaz, mavi, mor, sarı, pembe yeşil...
Her gülümseyişinde, dert ve tasa arınır
Çiçek açar, gün doğar gönlüme ışıl ışıl...
Anladık Ferman Senin.
Hani yıldızlara her baktığında
Kıskanır, gözüne perde olurdum
Çiçeklerden taç yapıp taktığında
Gonca güle döndü, gördüm az önce
Bir lahza düşündüm durdum az önce…
Şükretmek çok mu zor, Yüce Allaha?
Diyerek kendime sordum az önce…
Yeter gönül, uçma dedim,
Kanadına, koluna bak
Gel oradan geçme dedim,
Süzüldüğün yoluna bak…
Burun kıvırdı görenler,
Neyin peşindesin ey deli gönül,
Dünya senin olsa da neye yarar,
İpekten kefenin ne faydası var
Ruhun sadece bir Fatiha arar
Neyin peşindesin ey deli gönül...
Kokladığım her güle, nasıl da kokun sinmiş
Güle sordum ağladı, dedi hayırsızdı o
Yüreğimin üstüne özlem gam yükün binmiş
Nerede diye sordum, dedi bir hırsızdı o…
Çaldığı gönüllere köz bırakan biriydi
Nice hicran erittim, döktüm özlem tasına
Yokluğunu düşünmek geçit vermez bir dağdı…
Her gün yeniden düştüm, bir çıkmaz ortasına
Üstüme katran katran sensiz geceler yağdı…
Kanatları kırılmış bir serçeyi andırdı
Gönül sana kaç zamandır
Sözümü geçiremedim
Dedim aşka kadeh kaldır
Bir yudum içiremedim...
Neler oldu neden küstün
Baharın ıslak ıslak renkleri gülümserdi
Sevda bahçelerime yol olurdu gözlerin
Bir bakışın silerdi hüznü, tasayı, derdi
Tek ilham kaynağımdı, dil olurdu gözlerin...
Tan yeri ağarmış, doğar güneşin
Bu kutlu ışığı gör artık yeter...
Doğu Türkistan da ağlar kardeşin
Zalimlerden hesap sor artık yeter. ..




-
Ekrem Yalbuz
Tüm YorumlarTurgay Bey,
Kalemine gönlüne sağlık. Şiirlerini çok beğendim. Tarzımız uyuşuyor. Selamlar... Saygılar...