Kazma kürek işçisiyim bu gece.
Kurtulabilmek adına kıvranışlarımdan,
Sana dair düşüncelerimin altını kazıyorum.
Bir mahkumun tünel kazması gibi,
Bir çıkış, bir çare.
Gecenin en sessizin de.
Kan ter içinde.
Hani, insan kendi hikayesini,
Başkalarının hikayelerinin içine gizler ya!
Öylece gizliyorum tünelden çıkanları,
Bana ait değillermiş gibi,
Birer birer türkülerin içine.
Bir tik tak sesidir kulağımda,
Bir adım, bir adım daha.
Işık ha göründü, ha görünecek!
Sesler gittikçe artmakta,
Her kazma darbesinde,
Her adım da,
Biraz daha yaklaşmak da.
Anlıyorum ki tünelin ucu,
Yüreğime varmakta.
Son darbe kaldı,
Bir kazma darbesi daha,
Yüreğime akmana,
Tik tak sesinin ritmini bozmana.
Telaşlı, tedirgin, karışık,
Koşuyorum tekrar geldiğim yöne,
Kapatıyorum tüneli türkülerle.
Kilit vuruyorum kapısına,
Bir daha açmamak üzere.
Şimdilerde, ne zaman bir türkü dinlesem,
Kendiliğinden kırılır kilit,
Açılır ardına kadar kapı.
Tutunurum bağlamanın tellerine,
İnerim ağır ağır türkünün ritmiyle,
O son kazma darbesine,
Vuracağım yere.
İzmir – 2013
Ahmet Dinç Kayıp AnahtarKayıt Tarihi : 28.2.2018 02:28:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!