Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
1957 Ağustos’unun sıcacık esen rüzgarıyla düştüm bu ateşten yerkürenin üzerine. İlk hatıratım maviş gözlü meddah dedemin huysuzluklarıydı. Bana hikayeler anlatıp eğlemesiydi günün belirli saatlerinde. Ne olduysa maviş gözlerin kanıma girmesiyle oldu. İstanbul’un Kandilli’sinde sıcak yaz gecelerinden soğuk kış sabahlarına geçişlerle büyüdüm. Günler
ayları, aylar yılları kovaladı. Ben kolumun altında kitaplarımla tırmandım Kandilli Kız Lisesi’nin dik yokuşunu. Bu 4 seneden hatıra bir diz ağr ...



