Bülbül gibi şakımayı
Rüzgar gibi savrulmayı
Enginlerde durulmayı
Sen bilirsin gönlü güzel
Eller açıp yalvarmayı
Bu kentte su tozlariyla boğuldu çocuklar
ve analar süt dolu memeleriyle
geldiler
her sabah
Her sabah yeni bir çiçek açtı
Uçarı gönlümün sayfalarına
Dünyanın telaşındaydı herkes
ve şimdide izole yaşarken
hangi dağın rüzgarını
Hangi ağacın yaprağını anlatayım ki sana
En iyisi ellerini ver sen bana
Hazan ve garip hisleri
aylar oldu geçeli
müjgandır o
gelir ve örter tüm perdeleri
Sızacağı bellidir oysa
Bir anda her şey değişir
" hazır mısın" dedi
ölmeye
Öleceğini bilip de insan
sadece ölüme hazır olmaz hiç
Ümmet deyip dergaha sabi sübyan ektiler
Mazlumların hakkını her gün her an yediler
Allah ile kandırıp Kur'an-ı gasp ettiler
Güya en namuslusu kendileri idiler
Sapik sapkın zihinler alim diye bittiler
Kur'an'ı elden alıp duvara asan hoca
Uzaak yalnız limanlar gibi
Kırgın küskün suskun gönüller
Halbuki hiçbir insan evladı
günahkâr değildir beşiğinde uyurken
Dargınlıktan üzüntüden kederden
Ne kalmışsa paymıza düşen
Ne zordur oysa yenilere başlamak
alışmaya çalışmak
Kader bu kez ne hazırlamış diye telaşlarda meraklı ve ürkek
Oysa ne olacak ki
Bir ademoğlu karşındaki..
Yaradanı şeytanın avuntusuna satan
Yanar yüreğim kanar da
Ses etmez kimselere..
Çağıl çağıl akarken dere
Takılıp bir yosuna
Akarken gözyaşlarım
Dökülür denizlere..




-
Gülen Yüz
Tüm Yorumlartülay hanım yüreğinize sağlık şiirlerinizi zevkle okudum kaleminiz daim olsun