Güzelliğine çare bulmak gerek
Yoksa bu yiğit bir çift göz uğruna ölecek
Ah nasıl bakar gözlerin
Ne vakit görsem dağlanır yüregim
Güzelliğinden âlâ zehir görmedi dünya
Cenneti seziyorum kırmızı dudaklarında
Koca bir okyanus kadar yorgunum
Ne kimseler gecmis benden
Ne kimselerin canini almisim
Dalgalarımda bir çocuk oynamis sahil kenarinda
Bir baska zaman bir denizciyi yarinden ayirmisim
Hic durmadan ordan oraya vurmusum kendimi
Mevlam bana bir can vermiş
Neyleyim, bilmiyor almasını geri
Benden evvel ecdadım cennetten kadınlar sevmiş
Sanma benim o elmanın ilk yiyeni
En büyük günahkar benim, toprağa düşmüş
En güzel şiirdi gözlerin yazdığım
Bilmiyorsun, gittiğin gün ölümü tasarladım
Bırakmak istemiyorum gülüşünü şiirlerde
Hiçbir sözün kıymeti yok mu mazide?
Gidişin cenazeydi, gelişin Bahar olacak
İsmin hatırımda bir ömür ebedi kalacak
Hicbir soz yetmiyor anlatmaya gözlerinin kahvesini
Bir ben bir de arşınladıgım sokaklar bilir seni nasıl sevdigimi
Sesin yankilaniyor bos odamda geceleri
Görüyorum ruyalarda bile seni ve senin bana gulumseyini
Tanri bana bahsetmis eşlerin en güzelini
Yâr eylemiş bana gözlerini
Koymuş ki seni uzaga
Ben görüp seni düşmeyeyim aşka
Aşk denen bir hastalık vardır tanri işi
Ondan başkası çare bulamaz gezse de ahireti
Buruk gülümsememle bakarım sana
Hayır der dudağım sorun yok
Nasıl acı verir bana
Yüreğime saplanmış ok
Nefret ederim o an
Ne seni görür gözüm
Ne sen hatırla beni
Ne ben unutayım seni
Issız limandan kalkan gemi
Dönmeyecek bir daha geri
Affet beni sevgilim
Uzakta kaldın seni özledim
İzin ver yanına geleyim
Sana hasret kaldı kalemim
Devam etmiyor sensiz hayatım
Durmuyor kanlı yaşım
Bir kuş öldü kafeste
Son nefesini haykırarak verdi
Anlamadı kimse
Öttü sandılar sanki
Bir kuştu bizimkisi
Öleceği dünden belli




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!