Gönül kibrin dalın, kırmadan geçme,
Toprak ol, tevazu, bağına yerleş.
Dünya kadehinden, zehirler içme,
Hakikat ehliyle, gel de ol yoldaş.
Gevheri bilmeyen, sarraf mı olur?
Özünü yitiren, deryada kurur.
Aşkın ateşine, kim canı verir?
Vuslatın sırrıyla, gel de dertleş.
Arif olan her bir, zerrede görür,
Gönül gözü açık, olanlar yürür.
Nefsini öldüren, rahmete erer,
Karanlıktan sıyrıl, nur ile birleş.
Kelamın aslına, erenler hayran,
Kurulsun gönülde, ilahi seyran.
Menzili haktır bu, yola uyanın,
Yeter ki sadık ol, özünle gürleş.
Felek değirmeni, öğütür canı,
Bırak şu benliği, terk eyle şanı.
Gezsen de devranı, sürsen de hanı,
Baki bir sevdayla, can ile birleş.
İlim bir deryadır, edep bir liman,
Edepsiz varılan, yol olur yaman.
Gaflet uykusundan, uyandığın an,
Aç gönül kapını, dost ile halleş.
Kâmiller elinden, bade içenler,
Dünya varlığından, serden geçenler,
Hakk’ın rızasını, yolda seçenler,
Erişsin menzile, aşk ile gürleş.
Garip Murat özün, dâra çekilsin,
Gözünden yaşların, yere dökülsün.
Gurur kalesinden, taşlar sökülsün,
Mürşid-i kâmille, sıdk ile özleş.
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 19:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!