İnsana laf anlatmak
Dik bir yokuşta
Kendi gölgeni çekmek gibi
Ağzını açarsın
Kelimeler dökülür yollara
Kimse eğilip toplamaz
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Toprağın Bildiği
İnsana laf anlatmak
Dik bir yokuşta
Kendi gölgeni çekmek gibi
Ağzını açarsın
Kelimeler dökülür yollara
Kimse eğilip toplamaz
Basar geçerler üstüne
?Söz dediğin
İnsanın dilinde bir düğüm
Çözeyim dersin
Büsbütün dolaşır
Oysa bak şu ceylan gözü sardunyaya
Dili yok
Dudağı yok
Tarihe geçmemiş
Bir yudum su verirsin
Tık demez
Ertesi gün
Pembe bir gülüşle döner sana
"Anladım"der
"Dünya yoruyor seni
Bak, ben buradayım"
?Hele o sokak kedisi
Sığınır dizinin dibine
Ne adını sorar senin
Ne memleketini
Ne de içindeki o dinmeyen öksüzlüğü
Gözlerini yumar
Mırıl mırıl bir dua tutturur
Sanki yüz yıllık dert ortağınmış gibi
Yaranın tam üstüne bırakır başını
?İnsan zor anlar
İnsan önce kendi sesine âşık
Ama kışın ayazında kuruyan o zeytin dalı
Bilir baharı
Sabreder
Toprak bilir gözyaşının tadını
İçine çeker de sitem etmez
Gider bir susam çiçeğine mavi boya yapar
?Biz boşuna yorulduk söz kapılarında
O yarım kalmış his var ya
Telefonu toprağa gömsen
İnsandan duyamadığın o "canım" sesini
Bir gelincik tarlasından fısıldar sana dünya
Hatice Güzen
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta