Toprağın altına yetisemeyen dua

Şair Zuzu Şiir Kadın
25

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Toprağın altına yetisemeyen dua


MUKABELE – “Toprağın Altına Yetişmeyen Dua”
Ramazan’ın son on gecesinden biriydi.
Gece ağırdı.
Sanki gökyüzü bile susmuştu.
Bir mezarlığın kenarında küçük bir ev vardı.
O evde bir anne, seccadenin üzerinde diz çökmüş, önünde açık Kur’an’la titriyordu.
Mukabeleye başlayacaktı.
Ama bu, yıllardır yaptığı mukabele değildi.
Bu, toprağın altına yetişmeyen duaların mukabelesiydi.
“Bismillah…” dedi.
Sesi hemen kırıldı.
Çünkü üç ay önce o mezarlığa bir tabut inmişti.
O tabutun içinde on yedi yaşında bir oğlan vardı.
Daha sakalı bile tam çıkmamış.
Daha hayalleri yarım.
“Anne ben geç kalmam, söz.” demişti son gün.
Ama kader ondan hızlıydı.
Anne şimdi her ayeti oğlunun adıyla okuyordu sanki.
Her harf, toprağa çarpıp geri dönüyordu.
“Elif… Lâm… Mîm…”
“Rabbim…” diye fısıldadı.
“Ben senden evladımı istemiyorum artık.
Çünkü geri gelmeyeceğini biliyorum.
Ama ne olur…
Onun mezarına karanlık verme.”
Gözyaşları sel gibi akıyordu.
Bir ayete geldi:
“Allah sabredenlerle beraberdir.”
Anne başını kaldırdı.
Gözleri kızarmış, sesi paramparça:
“Ben sabretmiyorum Allah’ım…
Ben sadece dayanmaya çalışıyorum.
Sabır buysa, içim neden bu kadar yanıyor?”
Ellerini açtı.
Avuçları titriyordu.
“Ben onu dokuz ay taşıdım.
Ateşi çıktığında gecelerce başında bekledim.
Yürümeyi öğrenirken düşmesin diye arkasından koştum.
Şimdi ben nasıl kabulleneyim,
Toprağın altında yalnız yattığını?”
Bir an nefesi kesildi.
Secdeye kapandı.
“Allah’ım…
Eğer onu benden aldıysan
Beni de bu özlemle bırakma.
Çünkü bu özlem…
Bu özlem insanı yavaş yavaş öldürüyor.”
Kur’an’ın sayfaları ıslanmıştı.
Mürekkep dağılmıştı.
Sanki ayetler bile ağlıyordu.
Anne hıçkırarak devam etti:
“Onun yapamadığı ibadetleri kabul et.
Tutamadığı oruçları, kılamadığı namazları bağışla.
Gençliğine merhamet et.
Benim ömrümden al, onun kabrine nur yap.”
Dışarıdan rüzgâr esti.
Mezarlığın ağaçları sallandı.
Anne bir an durdu.
Kalbi deli gibi atıyordu.
“Sana yalvarıyorum Rabbim…
Onu korkutma.
Kabir dar gelmesin.
Ben buradayım diyemiyorum ama
Sen de oradasın…
Ne olur yalnız bırakma.”
Mukabele ilerledikçe anne küçüldü sanki.
Sesi inceldi.
Gözleri boşluğa daldı.
Son sayfaya geldiğinde kelimeler görünmüyordu artık.
“Rabbim…
Ben güçlü bir kul değilim.
Ben evladı alınmış bir anneyim sadece.
Bana cenneti anlatma…
Önce oğlumu iyi ettiğini söyle.”
O cümleden sonra sesi çıkmadı.
Kur’an açık kaldı.
Eller havada kaldı.
Gözyaşları akmaya devam etti.
Sahur ezanı okunurken anne hâlâ secdedeydi.
O gece gökyüzüne bir dua yükseldi;
Yarım, kırık, yanık bir dua…
Ve belki de melekler o duayı alıp
Bir mezarın başında bekleyen genç bir ruha fısıldadı:
“Annen seni bırakmadı.
Seni Allah’a emanet etti.”
Ama dünyada…
Bir anne
Her mukabelede
Oğlunun adını gizlice ayetlerin arasına koyarak
Yalvarmaya devam edecek anneler

Şair Zuzu Şiir Kadın
Kayıt Tarihi : 20.2.2026 20:06:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!