Tılsım Kilidi Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4306

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Tılsım Kilidi

Kötü niyet silinirken doğdu ruhun ziyası,
Nefretin kara telini bozdu derin sessizlik,
Vuslatın toz zerrelerinde koptu ebediyet,
Kime baksam şu cihanda dergahına kul yapsam,
Tutku diyarının enkazları sızlar ruhumda,
Bağdat yanar, Şam kavrulur, Konya sızlar derdimden.
*
Yürüyorum divaneyim turnaların peşinde,
Sızlanırım kudüm tınısıyla gizem katında,
Muhabbetin gölgesi pare pare şavklanırken,
Pervane düştüm yandığım ateşin küllerine,
Geleceğin divanına hasret resmi çizerken,
Yalnızca tutunduğum dal vuslatın hediyesi.
*
Suretini açan gizemli lodosun rüzgarı,
İnancımın kırılgan esen o fırtınasısın,
Rabbani kelamların deryasıyım O parlarken,
Kainatı niteleyen O'nun muhteşemliği,
Muhteşemliğinle coşar tüm o masum dilekler,
Şeker sözünde yeşerir tüm zihnimin temeli.
*
Ay ışığımsın lakin ateşle doğar şefkatin,
İncir yaprağının gölgesinde büyür tutkular,
Kuru yaprağa, taşa, maziye bağlı yüreğim,
Vurgun yemişleri gizleyen diyarın mülküyüm,
Mecnunlar, meşrebi genişler dolaşır menzilde,
Kamil adamın narına düşer izin menzili.
*
Kaybolmuş kalbin izinde, kader çizen elçinim,
Terk ediş zembereğinde dönen keder pasıyım,
Dönüşünü nöbet misali süzen perdesiyim,
Gizlice yaklaşmanın sahne vaktini yokladım,
Hicran deryasında boğulmayı kavradığımdan,
Yabancı odların közünde erimeyi sildim.
*
Şahsımı ruha anlatan puslu göğün sisiyim,
Tufanına, ırmağına meftun düşmüş köleyim,
Tüm kimliklerin ovası susuz, çatlamış sahra,
Tüm kimliklerin tutkusu uçsuz bucaksız dağda,
Yok sayılma mahzeninin muhafızı dervişim,
Tamamlanmamış arzunun mührünü serbest eyle.
*
Kapanmış sancılarımın izini ört vicdanım,
Çırpınış yurdu, şefkat sinesi, arzu şavkıyım,
Vuslat deryasıyım, avazım gizli servetine,
Kan ırmağıma dökülen efsunlu aylar lütfun,
Sandıklar, sandık merkezinde gizlenen o kuyu,
İbrahim misali kavruldum, siyah loş dibinde.
*
Perde inerken ruhtan dökülür parlak heceler,
Derviş cübbesinde mühürlü ulu sessizlikler,
Semaya yükselen duanın yankısı muamma,
Kentin surlarında yankılanır kadim adımlar,
Bağlanmış kolların zincirinde öter turnalar,
Zikrin deryasında yıkanır kirli düşünceler.
*
Zamanın kum saatinden süzülen gizemli kum,
Kudret kalemiyle yazılan levhanın tınısı,
Evren rahminde mayalanır büyük fırtınalar,
Düşlerin ufkunda silikleşir eski tasvirler,
Ruhumun aynasında parıldar mukaddes şule,
Yıldızlar secde ederken kapanır tüm kapılar.
*
Cihanın zerrelerinde zikreder ulu mana,
Bilinmez izlerin hududunda tüten meşale,
Hakikat örtüsü sıyrılırken sızlar çürükler,
Teslimiyet yurdunda açılır aydın geçitler,
Uçsuz bucaksız deryaya dalar garip seyyahlar,
Tılsım kilidini çözen nefesle buldum felah.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 25.04.2026 21:12:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!