İçimdeki bütün saatleri aynı anda durdurdum.
Artık ne geç kalınmış bir saniyem var hesabı sorulacak, ne de nefes nefese yetişmeye çalıştığım bir yarınım.
Zaman dediğiniz o koca çarkı, kendi dişlilerinde ezilmeyi peşinen kabul ederek bozdum.
Yüzüme kapanan kapıları yumruklamaktan vazgeçtiğim o gün...
İşte o gün anladım ellerimin asıl ne işe yaradığını.
Meğer bir şeylere sımsıkı tutunmak değilmiş marifet.
Gerektiğinde o her şeyi sıkıca tutmaktan kanayan avuçlarını yavaşça açıp, her şeyi usulca yere bırakabilmekmiş marifet.
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta