Henüz yirmi beş yaşında toy bir delikanlıydı
Sevgiye muhtaç sahipsiz içinden yaralıydı
Felek bizden almasaydı belkide şimdi nişanlıydı
Ah tanerim vah tanerim sensiz ben derbederim
Sen gittin gideli hala kor gibi yanıyor yüreğim
Gün geçtikçe birlik beraberliğimiz zedeleniyor
Sevgi yerine kindar nesiller yetişsin isteniyor
Birileri bundan siyasi kazanç elde etmek istiyor
Oysa kinli projelerle iç barışa hizmet edilmiyor
Yoksulluk ve yolsuzluk gün geçtikçe dahada artıyor
Halini hatırını soramıyorsan
Kadrini kıymetini bilemiyorsan
Gereken değeride veremiyorsan
Öldüğü gün çıkıpta yalandan ağlama
Büyüğün diye özen göstermiyorsan
Emekle büyütmeliyiz yeşili yaprağı
Ekerek yeşertmeliyiz taşı toprağı
Daha fazla ürün elde etmemiz için
Rabbim bize bahşeylemiş suyu ırmağı
Her tarafa dikelim türlü ağaçları
Anadan babadan ayrı düşüren
Hasretlik ateşiyle yürekleri pişiren
Günlerini boynu bükük geçirten
Yıkılası gurbet baş belası gurbet
İnsanları anadan yardan ayıran
Sevdaya tutulan bütün kalplerde
Derinden derine sızılar bir sızı
Aklı başında degilde sanki başka yerde
Hep onu düşünür yaş dolar gözü
Dili tutuluyor söylemiyor sözü
Üç beş günlük bu dünyaya
Elbet bir gün ederiz veda
Günler su gibi akıp gider
Üzmeye üzülmeye değmez
Surat yapma hep gülsün yüzün
Kara kaşlı kara gözlüm
Cayır cayır yaktın yine
Taramıs saçını ince bele
Benziyorsun gonca güle
Gözümde canlanır gözün
Gülçimenler içindeki evleri tek katlıydı
Kapısında gördüğüm güzele gözlerim kaydı
Biraz balık etli ama inanılmaz tatlıydı
İşte o gün benim için günün fırsatıydı
Tanrı misafiri olarak gittim evlerine
Başkasının derdini derdimiz bilelim
Muhtaç insanlara yardım edelim
Acil kana ihtiyacı olanlar vardır
Haydi be canlar kan verelim can verelim
Her altı ayda bir devlet hastanesine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!