Kimi aşk ateşi ile yanıp duruyor
Uyku tutmaz gözünden yaş süzülüyor
Gece gündüz yar yolunu gözlüyor
Öyle yada böyle hayat devam ediyor
Kimi gurbet elde özlem çekiyor
Dünya gelip geçicidir
Baki kalıyorsun sanma
Dört kapı, kırk makamda
İlk kapı, kuransız olmaz
Dünya malına aldanma
Canımın içi sen beni evde bırakıp bir yerlere gittiğinde
Etrafın sesizliğinde bir başıma yapayalnız kaldığımda
Tıpkı başı okşanmaya muhtaç bir yetim gibi hisediyorum kendimi
Ve dönüşünlede en büyük hediyeyi vermiş gibi sevindiriyorsun beni
Beni yalnız bırakıp bir yerlere kısa da olsa gittiğinde varya
Aşkın yüreğimi dağlar içimde sızı
Emsalin yok dünyada, kalbimin hırsızı
Felek bile kıskandı, bu yüce sevdamızı
Attı yaban ellere, ayırdı elimizi
Seni hep delicesine seviyorum
Unutmak mümkün mü hocam sizleri
Güneş gibi aydınlattın bizleri
Sevgi ile doldurursunuz bütün kalpleri
Uzatta öpeyim o kalem tutan elllerini.
Alıp veresim gelir deste deste gülleri
İmkan dahilinde iyilik gelmeli elimizden
Yapıcı güzel sözler çıksın dilimizden
Sevgi çiçeklerini yeşertelim yüreğimizde
Bugün varız yarın yokuz yalan dünyada
Para hırsı ile gözümüzü kör etmeyelim
Seni yaşıyorum her anımda
Seni taşıyorum damarımda kanımda
Seni senden bile çok seviyorum
Seni hissediyorum ruhumda canımda
Seninle geçen hayatım
Peygamber zamanında mezhepler yoktu islam dini vardı
Hz Muhammet Mustafayı herkes örnek alıp dediğini yapardı
Bozgunculuk çıkaranları kovar mescitlerini yıkardı
İslam şemsiyesi altında müslümanlar huzurlu ve bahtiyardı
Resullahın ölümünden yüz yıl sonra mezhepler oluşmaya başladı
ahu gözlüm nur yüzlüm meleğim
bilki seni görmezsem yaşıyamam
yüreğim sızlar burkulur kalbim sıkışır
sensiz dünya yük olur bana taşıyamam
ahu gözlüm dudu dillim meleğim
Daima açıktır yeniliğe
Kıymet veriyor bilgiye
Kucak açıyor sevgiye
Alevi bektaşi yolu
Dört kapıda kırk makam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!