Uydurulan bidatleri dine sokmaya çalışırlar,
Peygamber ile hadis ile durmadan uğraşırlar,
İslamın altını oymak için, birbirleriyle yarışırlar,
Bunlar münafıktır, kanma Ehli Sünnet kardeşim..!
Kimi kader yok der, kimi miraca sanal der,
Ve.....İnsanlığı içinde öldürenler, daha fazla taşıyamadılar insanlık maskesini....!
Ağzı süt kokan bebelerin, dişlerinin çıkmasına bile müsaade etmedi, zamane firavunları........ Korktular, o bebe büyür de bu zulme dişlerini sıkar diye...!
...........Ölüm yağdırdılar Kudüs gecelerine...!!!!
Beşiğinde yatması gereken çocukları, soğuk morglarda uyuttular...!
Gençleri zincirlediler siyonist hücrelere...!!!!
Hitler'in fırının ateşi, daha tenlerinde soğumadan, kan kustular Filistin'e.......
Hayvandan insana, hemen bulaşır,
On günde dünyayı, dip baş dolaşır,
Hep mi? Garibanla, fakirle uğraşır,
Bu nasıl virüs, mutasyondur arkadaş..!
Zenginin yanına, neden sokulmaz,
Vay arkadaş; ne garip zamana rastladık,
İnsan insanlıktan çıkmış, iki ayaklı yaratık..!
Duygularda akıl yok, vicdanlar felç geçirmiş,
Nefret üste tepinirken, "sevgi" alta ezilmiş..!
Adem ile Havva'dan beri, zalimler her çağda,
Müslümanlar taşlar, bütün şeytanları Mina'da,
Lain yer değiştirmiş, Krallığını kurmuş batıda,
Medeniyet dediğin; ''tek dişi'' kalmış canavar..!
Nasıl medenidir, ''dolar'' için yapmışlar planları,
Temel reisin bayır aşağı, frenleri patlamış,
Yükü ağır her halde, pek çaresi kalmamış,
Yirmi sekiz şubattan, hiç mi ders almamış,
Peşine takıldığı konvoyun, rotası belli..!
Çöreklendiği partiyi, kaç kez değiştirdiler,
Korkma diyen, Mehmet Akif'i gördüm,
Kahpe kurşunların, kudurduğu gece,
Cesareti kuşandım, esareti maziye gömdüm,
Şehitlerin yazdım, al bayrağa hece hece..!
Selalar muştusu oldu, nice yüreklerin,
Bir ''papaz'' tanıdık, çok ağlıyordu,
Gözünde nedamet, kol geziyordu,
Bir girdabın içine, Ülkeyi çekiyordu,
On beş Temmuz da, ''maskesi'' düştü..!
Şeytan, İslam elbisesini bürünerek,
Kim saklandı zamandan, kaçan kim?,
Kum taneleri eriyip, yapışmış ömürlere,
Farkı yok hayatların, alayı aynı isim,
Bulaşmış kimlikler, karışan örgülere..!
İçimizde büyüyor, canı sardı sarmaşıklar,
Babam beni bırakıp gittiğinde, ağlayamamıştım...
Bilmiyordum ağlamayı...Nasıl ağlayabilirdim ki, bir buçuk yaşındaymışım..
Yokluğunu hissetmedi bir müddet küçük yüreğim...
Ama bir gün sordum ''Babam'' nerede...! ! !
Yarım ve kısık sesle, gitti dediler...
Peki nereye...?




-
Acun Mugalata
Tüm Yorumlarher şiirinizi beğenerek ve merakım törpülenerek okudum tebrik ederim yüreğinize sağlık.