Âdem’i “adam” ettiler ve “oy” verip “meclise ”
Bak şimdi “terorist” ile aynı, giydiği elbise,
Düşmez kalkmaz bir Allah, sebebi her kim ise,
Elbet hesap verecek dünya’dakinden ayrı,
İhanete düşenin, bu ''Millete'' dokunmaz hayrı..!
Bu sevdaya, çizgi çektim,
Hasret tohumunu ektim,
Senden değil, candan geçtim,
Geri dönüp, görme gülüm..!
Gel desemde, yol kalmadı,
Bir şekerleme kutusunda saklı çocukluğum,
Hayallerimi uyutan, maziyi içinde esir tutan,
Çatlak, kırık yüzünde; düşlerimi unuttuğum,
Parlak aynalar, ruhumu, çocukluğumu yutan..!
Düşlerim; gerçeklere çarpınca, düş kırıkları,
Bu kadar koşma çocuk, geçmişte kal,
Büyümek, adam olmak, zaruri masal,
Oyuncaklı çocuk, oyuncağına hamal,
Şimdi oyna, sonra asla oynayamazsın..!
Aklın zirvesi dahi tutsaktır, hür çocuk,
Küfür son kez, ağızlardan sarkacak,
Alacaklılar çok, defterler yüze çarpacak,
Kıyametler kopacak, kim nereye kaçak,
Heykeller ah heykeller, dilsiz lal heykeller..!
Bu gönül aşkın, âşıkın rahlesi,
Hu diye yanar da, kül olur mu hiç?
Ateşler içinde, bir gül bahçesi,
Gözyaşıyla sulanır, söner mi hiç?
Dualar yükselir, semaya hazla,
Sokaklar ıssız, lambalarda kelebekler,
Başım gibi dönüyorlar, durmaksızın,
Bir tarafta yanılgılar, bir tarafta gerçekler,
Girift bir bilmece, cevabı olmaksızın..!
Zaman fren yapmış, kalmışım öylece,
Aşkın ağız kokusunu, çektik yıllarca,
Gönlümüz bulandı da, kusturmadı akıl,
Cacığa garnitür, turşu olup hıyarca,
Küpte bekletildik, uzunca bir fasıl..!
Sevgi dediler! .., El açtık payımıza,
Hasret bir ağaç gibi, kök saldı içimde,
Sitemim de ismin de, döner durur dilimde,
Belki senin için sıradan, belki hiçim de,
Çaresizlik ahım da duran, derin bir hüzün..!
Gözlerin ufuktan, hayal gibi belirdi,
Bir bil sen ah!.. sevdiğim bir bil sen,
Nasıl özlerim seni, nasıl severim,
Küçücük bir umut bile versen,
Ömrümce hep seni, seni beklerim..!
Yüreğimde dinmeyen, fırtına eser,




-
Acun Mugalata
Tüm Yorumlarher şiirinizi beğenerek ve merakım törpülenerek okudum tebrik ederim yüreğinize sağlık.