Geçmiş zaman içinde kanım delice akardı
Ben mağrur konuşurdum, tarih susup bakardı
Cihana sığmaz ruhum her an bentler yıkardı
Gençligim ruhumda, Geçmiş gecmişte kaldı
Sonra geniş zaman akısızlık başa kaktı
O deli fırtınalar, o kör inatlar gitti
Zamanın süzgecinden bütün varlığım aktı
Ve şimdiki zamanda sükûtu seçtim şimdi.
Tarih konuşsun artık, ben edeple dinlerim
Yıkılan hayaller değilmiş, cahilliklerim
Gelecek muştusundan , binbir hikmet dilerim
Tövbe kapılarında şimdi kendimi paralarim
Yelesinden tuttuğum hırçın atlar sustu
Meydanlarda yankılanan o toy sesim puslu
Gurur ki nefsimin en keskin pususuydu
Eğdim başımı şimdi, sükûtum daha kaslı.
Zaman bir değirmenmiş, öğüttü hevesimi
Hangi rüzgâr savurdu o mağrur nefesimi?
Kendi ellerimle yıktım köhne kafesimi
Gördüm ki her zafer, saklarmış bir mağlubu.
Şimdi taşlar dile gelsin, ben sükût eyleyim
Küllerimden doğacak bir hikmet dileyeyim
Mazinin hüzün kokan nehrinde yıkanayım
Belki arınır ruhum, kurtulur istikbalim.
Kelimeler yoruldu, cümleler bitti bugün
Dün bir düğüm idi, bugün çözüldü düğün
Tarihin heybetine râm oldu bütün öğün
Bitsin bu can çekişme, başlasın gerçek düğün.
Kayıt Tarihi : 17.02.2018 23:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!