kara kutumuzdan sızar
defin anında tüm yaralar
kanayan
süresi muallak bir ömrün
en tebessüm edilmiş anlarıdır
burun spreyi ve saireleri
yapısını bozuyor kendisinin
çay içerken yanmıyorsa elin
yapısı çoktan bozulmuştur parmak uçlarının
sıkma, dedi
tavsiye etmiyorum
kırmızıyı aşka üleştiren zihin
pembeyi dişil düşleyip
maviyi münasip bulmuş erile
kan gövdeyi götürürken gezegenimizde
hem de ikinci kere
kendimden tahliye oldum
vazgeçince senden
artık yüzüne bakamam
yüzsüzlüğümden
bir kuşa imrendim bugün
değil uçup gidebilişine
kalbi aklına yenik bir seyrüsefer üzereyim
lakin bir bulantı
bulanık bir görüntü
tualde bitmemiş bir resim
bir yarım kalınmışlık seziyorum
bomboş sıralardan
mısralar düşledim
kızların yüzleri dışında (istisnalar hariç)
diğer tüm uzuvlarını
ezbere bildiğimiz
az erotik lafların
umutları uykuya dalmış
ılık ninniler kıvamında ve sessiz
hastane duvarlarındaki, işaret parmağını dik bir açıyla
dudaklarına yerleştirmiş
biraz gergin
çokça merhametli
yakamoz bir yalana dolanmış
upuzun uzanmışsın
bileklerinde parmak izim
izin alıyorum girmek için
aklına
beyaz ve kirli bir kamyonetin
okuduğum hiçbir kitabın
seyrettiğim hiçbir filmin
yaşadığım hiçbir an'ın
sevdiğim hiçbir kadının
yazdığım hiçbir şiirin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!