Giderken
yenileceği kesin olan bir ordunun
kaçarken çevresini yakıp yıkması gibi
darma dağın etmişsin duygularımı
gönül sarayımın sahibi olabilecekken
Biz ayrılmadık
Daha da fazla bağladı
Bu gizemli sevda bizi
Biz ayrılmadık
Ayrılsak her akşam hayalin
Sana bugün daha fazla ihtiyacım var
Dünden ondan önceki günden de fazla
Anlamadın belki gittiğin günden beri yalnızım
Anlasana bugün sana daha fazla ihtiyacım var
Gelsen görsem tutunup dokunsam
sukunetin izlerini taşıyor sevgimiz
ne ayrı nede tam beraberiz
ayrıldığımızda daha yakın kavuşunca başka yerlerdeyiz
ne tam sevgili ne de bir başka birşeyiz
dünyayı saran bir sevda değil bizdeki
Hüzünlü gemi
Her sabah bir gemi demir alır bu limandan
Seyir belli değil rota belli değil yer belli değil
Açılır engin Ummanlara sessizce
Kaptan sarhoş tayfa sarhoş gemi sarhoş
Şimdi okyanuslar mı temizler seni
Yoksa temizlenmek için bir kaşık su yeter mi
Beni boğmana
Soruyorum sana nefret mi duyuyorsun bana
Yoksa onca şeye rağmen yine
Seviyor musun beni
Suskun çiçek
Yalnızlığa mahkum bu sokaklar
Yalnızlığa mahkum bu yürek bu beden
Varmısın yokmusun belli değil
Benlemisin bensizmisin bellideğil
Susuzum ve uykusuzum
Yalnızlığımla kavruluyorum
Neredesin
Dert ortağım yaşama sevincim
Derdim dermanım
Ölüm fermanım
Gönül hapishanem
Yine hayata küsmüş kendimi gönül hapishaneme hapsedip karanlık soğuk ve küçük camında kalınca demirleri olan soğuk nemli zindana kilitlemiş anahtarı da çok uğraşarak alabileceğim belki de alamayacağım uzaklıktaki bir yere fırlatıp atmıştım. Dışarıdaki yağmurla karışık havanın ve fırtınanın beni etkileyemeyeceği bir ruh haliyle kendime işkence etmekteydim.
Gündüzleri sevmediğim için zor geçiyor geceleri rahatlayabildiğim ve sevdiğim için çabucak geçiyordu ama kendimle yaptığım savaşı ne kazanacak nede tamamen kaybedecek bir hamle yapabiliyor nede gördüğüm kabus sona eriyordu.
Sende yoktun ortalıkta ama nasıl isterdim bilir misin gelmeni gelipte beni sen kurtarmalıydın yoktun geleceğe de benzemiyordun. Gökyüzünün rengi değişmiş rüzgarlar serinletmez olmuş çiçeklerin rengi solmuş, öyle değişmişti ki dünya içim yanarken doya doya içtiğim suyun bile tadı yoktu. Hiçbir şey düzelmeyecek ben kendimi hapsettiğim bu zindanda yapa yalnız yok olacaktım. Ama her şeyin sebebi sendin belki de sen olsan gökyüzü daha mavi olacak asi rüzgarlar serin bir melteme dönüşecek çiçekler apayrı daha canlı milyonlarca tonda açacaktı.
Gönül hapishanemin anahtarı gözlerindi o kocaman pırıl pırıl gözlerin sen gelsen bitecekti mahpusluk zaten senin cellatlığınla asılmaya bile razıydım. Çünkü yaşanmıyordu artık hayat.
Olmadı canım, olmadı güzelim, olmadı birtanem
Boş dolmadı, dolu taşmadı,
Samanlık seyran oldu ama iki gönül bir olmadı.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!