Taşların Unutulmayan Uykusu...

Hasan Belek 2
395

ŞİİR


14

TAKİPÇİ

Taşların Unutulmayan Uykusu...


​Ey asırların tozunu yutan gri dev,
ey yosunların altına gizlenmiş sır.
Sen ki; ne yeşil şafakların kız kardeşi,
ne de o ölü İnkaların suskun gölgesisin sadece.
Damarlarında dolaşan, kurumuş kan değil,
zamanın pıhtılaşmış o kadim öfkesidir.

​Görüyorum,
renkli gömlekleriyle gelen o kalabalığı,
ellerinde ruhsuz makineler, dillerinde anlamsız hayretler.
Bilmezler bastıkları toprağın ciğerini,
bilmezler o taşın altındaki kemiğin sızısını.

Bir "ah" derler, bir "oh" çekerler,
sanki bir tiyatro sahnesidir yıkık sütunlar,
oysa her çatlakta bir medeniyetin son nefesi kanar.
O sorumsuz kazma, o cahil ayak sesi,
senin mağrur sessizliğini, bir küfür gibi yaralar.
​Ama sen ölmüyorsun hâlâ...

Neden?
Hangi görünmez el tutar seni uçurumun kenarında?
Chichen-Itza’da susan o ilahi koro,
neden senin bağrında hâlâ fısıldar?
Quirigua’nın uykusu ölümden beterken,
seni kim uyanık tutar bu vahşi uykusuzlukta?
​Belki de ormandır sana âşık olan, dostum.

O dev kökler, bir anne şefkatiyle sarar taşlarını,
insanın hoyrat elinden korumak için,
merhametle örter üstünü yeşil bir yorganla.

Kütükler kucaklar seni, sarmaşıklar öper alnından,
ve rüzgâr, o eski ilahileri taşır yaprakların arasından.
Celeplerin, tüccarların, taht kavgası güdenlerin
o kirli nefesi değmesin diye tenine,
doğa kendi göğsüne basar seni, saklar derine.

​Hangi güçtür bu?
Hangi Tanrı üfler o can suyunu kurumuş harca?
Tropik güneşin tatlı yalanı değildir bu,
ne de dağların yankısıdır seni diri tutan.

Bu, maddenin ötesindeki o büyük ışıktır,
kötülüğün, unutuşun ve hiçliğin karşısında,
iyiliğin taşa kazınmış o son savunmasıdır.
​İnkalar öldü, evet, krallar çürüdü,
altın kadehler eridi potalarda,
isimler silindi hafızalardan birer birer.

Ama canlı bir şey kalmış sende,
nefes alan, atan, direnen bir şey.
Belki bir çocuğun son bakışı,
belki bir rahibin tamamlanmamış duası.
​Yıkılma sakın!
O aptalca "oh"lara, o biletli seyircilere inat,
ormanların o neşeli öpücüğüne tutun.

Çünkü sen sadece bir harabe değilsin,
sen, zamanın dişleri arasında sıkışmış,
ama asla yutulamamış o hakikatsin.
Taş, toprak olur,
demir, pas tutar,
ama o içerideki "şey",
işte o ruh, dostum,
sonsuza dek ayakta kalır...

Hasan Belek
30 11 2025- Akçay
Etek yazısı...
Chichen-Itza ...
​Meksika'nın Yukatan Yarımadası'nda bulunan, Maya medeniyetinin en ünlü ve en büyük kentlerinden biridir.

Quirigua (Kirigua)Guatemala'nın sık yağmur ormanları içinde saklı kalmış, daha küçük ama çok etkileyici bir başka Antik Maya kentidir.

Hasan Belek 2
Kayıt Tarihi : 30.11.2025 20:28:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ayşe Zeyrek
    Ayşe Zeyrek

    Harika ve anlamlı bi şiir okudum. Kutluyorum şiiri ve hocamı...

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)