Duvarlar...
Yine seni sordular ?
Gelmezsin diye gelirsin diyemedim.
İçi boş dört duvar.
Selamımdan anlamışlar.
Selamımı yalnız onlar almışlar.
Seni kimse benim gibi sevemez.
Seven,ya çıkarı için sevmiştir ya da anlık bir heves...
Sana kimse benim gibi dua da edemez.
Eden, ya cennet dilemiştir ya da cehennem narından uzak bir medet.
Ey insanoğlu bu kibrin niye ?
Sanki gökten zembille inmişssin.
Gören var mı ki göğe yükselmişsin
Alçaldıkça yükselenleri görmemişsin.
Ey insanoğlu haddini bil ve yola devam et.
Yaşadığım gibi mi bu son?
Sağdan mı soldan mı biriktirdiklerim
Çirkin siyah ağır bir ton
Bu gelen mi günah yüklerim?
Ölmek istediğim yerde miyim?
Günahların seni küstürmesin bu kadar
Deryalar kadar olsa da affedecek Rabbin var!
Samimi bir tövbeye bakar
Son nefese kadar telafi edecek vaktin var.
Ne ilk günahın ne de son günahkârsın
Alo ve kim o?
Ya telefon çalar ya da kapı sesi
Arayıp sorana cevap belirtisi.
Birde sessizliğin sesi vardır.
Kim hain kim kahraman?
Sussun avcı konuşsun aslan
Yeter artık yıllardır ezber yalan
Tarih çıplak beyler masala sığmıyor.
O günlerden kalmadı tanık
Topraktan geldik ama topraktan uzaklaştık
Üç kuruş için beton duvarlara katlandık
Ne tat kaldı ne huzur modern yaşama aldandık.
Şimdi arar olduk bir ağaç ve gölgesi
Bilmiyoruz artık,doğal mı yenir mi meyvesi.
Altı üstü toprak parçası
Bitmiyor savaşı kavgası
Kim götürmüş yanında arsası
Galibi olmayan bir mücadele
Geri gelmiyor ölenler sadece
Tokat gibi vursun
Deprem deprem üstüne
Yıkılsın bu kahpe düzen
Kulak verin bu sese !
Müslümanım diyenin hali ortada




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!