Ay mahzun semada akşamlar solgun
Güneş gamlı külleniyor sabahta
Kuşlar uçsa da kanatlar yorgun
Her şeyin anlamı yitik hayatta
Yıldızlar sararıp solmuş fezada
Esrik yaralar açan bal renkli bulutlardan
Bir rüzgâr ürpermesi seninle umutlardan
Kaç renkli şatafatlar hüznün arifesinden
Çatlamış nar kabuğu kızıl açan esinden
Asırlar var ki özlem azalmak nedir bilmez.
Giden yolcu yolundan bir daha geri dönmez.
Geçse de hayli zaman hicran ateşi sönmez.
Hicretin hasretinde,
Derinden de derinde,
Umutlar gözlerinde,
Bir bakışın hükmünde kırılmış derin çizgi
Al hüznü ellerine silemez keskin silgi
Yorgun umutlar yüklü o kara gözlerinde
Kırılmış sarı benzin bir hayat özlerinde
Haline bir bakınca her melankolik anlar
Ateşi yakan değil asıl ateş yananlar
I
Bir hilal ay parçası İshakpaşa Sarayı
Göklerden indirmişler güneş, yıldız ve ayı
Ağrı'nın eteğinde bol verimli ovası
Dertlere derman olan serin yayla havası
Haykıran sükutları sanma ki Allah görmez
İki damla gözyaşı hangi murada ermez
19.01.2014
Tarık TORUN
Haykıran sükutları sanma ki Allah görmez
İki damla gözyaşı hangi murada ermez?
03.04.2015
Uyandı donan dere, sığmadı yatağına,
Yüreği coşan sular, başladı atağına,
Bir kız girdi sulara, buseler dimağına,
Saçlarını tararken, takıldı aşk ağına,
Sulara düşen cemre, akar aşk ırmağına.
“Bende mecnundan âşıklık istidadı var
Âşıkı sadık benim onun ise adı var”
Diyordu yıllar önce büyük âşık Fuzuli
Bilmiyordu şimdi hayat karmaşık Fuzuli
I
Birliğin şahadeti yükselen minareler
Huzur iklimlerinde sunulan her çareler
Büründü ihtişama Çamlıca’nın tepesi
Asumanı inletsin yayılan ezan sesi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!