Odun yandı mı sandın yanarsa yürek yanar
Adın andı mı sandın anarsa yürek anar
Vefa gördün mü sandın gördüğün yürek bakar
Cefa çektin mi sandın çektiğin yürek akar
Mor dağların gözleri şafaklarla uyandı
Seni düşünmek için kalbim adını andı
Anmak ne kelime ki bir katre alev yandı
Ufuk çizgileriyle şafaklara dayandı
Elbette Yaratana gizli açık ayandı
İçimde bir haykırış sukutuysa nedensiz
Bu halime acaba sebebiyet neden siz?
Yeşil dallar üstünde kuşlar gibi ötesi
Mavera burda saklı görünmüyor ötesi
Rahmetin yağmur seli boşanırken duaya
Lacivert gecelerde yıldızlar düşer aya
Bakışları nurani uzar sabahlara dek
Uçurumlu vadiler içinde saklı hendek
İlim irfan bilmeyen hakikatí görmeyen
Cahil ile dost olma sana değer vermeyen
Bak sonra üzúlürsün
Usul adap görmemiş sınırlara ermemiş
Saygısızla dost olma sana selam vermemiş
Yoluna düşecekler sevinci defne dalı
Gıcırtısız günlerin kapısında odalı
Akşam tutkulu bakar bulutların düşüne
Çoğalan her mavilik semaları düşüne
Kelebekler vadisi cennetin bir köşesi
Babadağ etekleri gör onların neşesi
Mükemmel bir manzara harika bir kumsalda
Yamaçlarda makiler kuşun sesi her dalda
Çeşit çeşit kelebek rengarenk bayram gibi
Mavi yeşile kardeş bak Akdeniz'in dibi
Canımız sana feda ey güzel vatanımız!
Senin aşkınla atar kalbimizde kanımız
Esaret ne bilmeyiz kahraman bir milletiz
Tarihlere şan veren yıkılmaz bir devletiz
A
Çığlıklarımda gizli ufka düşen kaderim
Sen asude diyarda bense çeker giderim
Zannetme ki ey seyyah! Bu dert beni bezdirir
Sen seraba bakarken beni çölde gezdirir
Kaçarım bu vadiden gölgemi bırakarak
Gözlerinden güneşler günün dağlar ötesi
Bir kış masalı gibi bakışın endazesi
Sevdanın ikliminden yükselirken nefesi
Öyle durma güzelim! Üşüdüysen yak beni
Tutuşunca narınla ateşe bırak beni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!