Hasret denen o zehri
İçtiğimde anladım
Gönlümdeki tek zevki
Bittiğinde anladım...
Yitirdim o hülyamı
Geçmez denen seneler
Rüya gibi geçecek
Ömür denen emanet
Bir gün elden gidecek...
Yalan olan şu dünya
Baharın son gülü düştü dalından
Kurumuş yapraklar matemde şimdi
Sevdiğim geçmiyor benim yolumdan
O tatlı hayali ötemde şimdi...
Kırıldı telleri gönül sazımın
Bir erguvan,bir lale,bir gül olup açarsın
Gönlümdeki hayale,rayihalar saçarsın...
O hayalde,o düşte nasıl da bahtiyarsın
Sen bana İstanbul'dan kalan tek yadigarsın...
Karanlık sulara düşmüyor aksin
Bekledim,uzaktan gelmiyor sesin
Leyla'yı arayan Mecnun gibiyim
Özledim sevgilim,söyle nerdesin?
Bozkırda gül açmaz,çölde su olmaz
Gülüşü başka güzel
Bakışı aşka özel
Çektirir bana gazel
O nihavend gözlerin...
Hayalde,düşte gezer
Neşeler,sevinçler,hazlar geçmeden
Gel artık baharlar,yazlar geçmeden
Aşkınla,sevginle doldur meşkimi
O hüzzam şarkıyı sazlar geçmeden...
Arzular,işveler,nazlar geçmeden
Kadeh kırık,kalp kırık
Dudağımda hıçkırık
Sarhoş etti gönlümü
Şu bitmeyen ayrılık...
Bir kelime,üç hece
Sen gidersen kimim kalır dünyada
Dolaşırım mecnun gibi deryada
Gözlerin var,gözümdeki hülyada
O gözlerden ayrı kalmam imkansız...
Deniz gibi hem derin,hem mavidir
Sığınsam gölgene bir çınar gibi
Çağlasam gönlünde bir pınar gibi
Huzurun müjdesi ilkbahar gibi
Yeşilim sen olsan,alım sen olsan...
Dizinde ağlasam günün birinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!