Ben hasrete bigâne
Vuslata divâneyim
Aşka gülen gözlere
Can veren pervâneyim...
Yanıyorum aşk için
Dudağım ismini anıyor her an
Şarkımız dilimde geçiyor zaman
Bilsem de ayrılık ölümden yaman
Umutla,duayla dolu şu dünyam
Ruhuma kolaylık veriyor mevlam...
Benim gönlüm şimdi bir hazan bahçesi
Ne gonca bir gülüm var,ne bülbül sesi
Şu zavallı ruhumun kaçtı neşesi
Beni bu hale koyan o vefasızdır...
Sebepsiz bir ayrılık yarattı yoktan
Öyle bir hicranın içindeyim ki
Tükenmek bilmiyor,bitmek bilmiyor
Çileler gönlümden,dertler ömrümden
Ayrılmak bilmiyor,gitmek bilmiyor...
Eskidi dilimde sevda sözlerim
Öyle bir yordu ki hasretin beni
Gönlümde ne sabır, ne haz bıraktı
Dilimde hıçkırık, içimde elem
Elimde kırılmış bir saz bıraktı...
Gelmedin,dönmedin gittiğin yerden
Özledim bir tanem,özledim seni
Dolmuyor içimde aşkının yeri
Sensiz hiç geçmeyen şu geceleri
Sabaha erdirmek öyle bir zor ki...
Yüreğim gurbetin sokaklarında
Bir sevda masalıydı
Tükendi,sustu diller
Bu aşkın tanığıydı
O pembe begonviller...
Gün doğmadan açardı
O nasıl bir geceydi, o ne zor bir ayrılış
Hatırımdan gitmiyor, o sesin, o son bakış
Gönlümün ortasında kor misali bir yanış
Ne gözümde düş kaldı, ne ümide niyetim
İçimde bin bir acı, hem öksüzüm, hem yetim...
O beni unutmaz derdim
Çok yanıldım, biliyorum
Ben ona ömrümü verdim
En çok ona yanıyorum
O canımdı, o helalim
Özlemle tükenen günlere inat
Gurbetin koynunda geçiyor hayat
Tek sana kavuşmak bendeki murat
Ömrümüz vuslata yeter mi bilmem?
Yılların ötesi bir deli sevda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!