Bu devran nasıl döner, bilir mi bigâneler
Goncalar Hakk’a açar, bülbüller Hakk’a çiler
Dönerler Allah için, yanarlar Allah için
Ağlarlar için için, can veren pervaneler...
Gözümde solgun yüzün
Gönlümde bin bir hüzün
O veda gecesini
Yaşıyorum gündüzün...
Her gün başka biçimde
Seni her an özlemle
Arayıp,yanıyorum
Kapım ne gün çalınsa
Sen geldin sanıyorum...
Gözümden gitmiyorsun
Her sabah gözlerimde açan gülümsün benim
Her zaman yüreğimde atan canımsın benim
Aşkından sırılsıklam bir mecnunum, neyleyim
Seni çok seviyorum, daha ne söyleyeyim?..
Giysem sıla yeleğimi
Çeksem gönül küreğimi
Şu sevdalı yüreğimi
Alıp gitsem İstanbul'a...
Üsküdar'dan düşsem yola
Al kırmızı dudaklı
Gül gamzeli yanaklı
Gelin olmuş geliyor
Yarim telli duvaklı
Giydim beyaz bir ceket
Ne yılların neşesi
Ne yolların sonu var
Şu çileli gurbetin
Böyle mahzun yanı var
Uçuşurken gözümde
Uyandım uykulardan, düştüm uçurumlardan
Tarumar saçlarıma kar düştü bulutlardan
Cananım, canım gitti, sevincim, neşem bitti
Barkım yok, ocağım yok, farkım yok mecnunlardan...
Dert sarmışken ruhumu
Gam dolmuşken ömrüme
Sen döküldün düşlerden
Gonca gonca gönlüme...
Gözlerin gün ışığım
Dilimde tüy bitti sana dön derken
Görmedin gönlümün ne çektiğini
Ben gibi yürekten,candan sevenler
Anladım biçmiyor her ektiğini...
Bitmeyen hasreti kalplere kattık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!